Ahmet Yiğitbaşı ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Ahmet Yiğitbaşı ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.


BOSAD yönetiminde bayrağı devralan Sayın Ahmet Yiğitbaşı ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Sektörün mevcut durumu ve hedefleri hakkında önemli açıklamalar yapan Yiğitbaşı, "Paintistanbul & Turkcoat 2016” fuarının sektörün tanıtımında önemli bir rol üstleneceğini belirtti.

 


Sayın Ahmet Yiğitbaşı, okurlarımıza kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

İzmir doğumlu olup, eğitimimi Almanya’da tamamladım. İş hayatına da 1987 yılında Bonn / Almanya’da Union Kraftstoff (UK)’da başladım. 1989’da İzmir Yaşar Holding A.Ş. bünyesindeki, Boya ve Kimya Grubuna katılarak iş hayatıma devam ettim. Daha sonra Yaşar Grubunun çeşitli kuruluşlarında Genel Müdür ve Grup Başkanı olarak 1989-2009 yılları arasında görev yaptım. Mayıs 2006-2009 döneminde BOSAD Y.K. Başkanı, 2003-2010 yılları arası ise Yaşar Ünv. Mütevelli heyet üyesi ve Başkan Vekili olarak görev yaptım. Mayıs 2009’dan itibaren Yaşar Holding Boya Grubu Başkanı, Mart 2010’dan itibaren Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı ve 2015 Haziran itibarı ile BOSAD (Boya Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevlerimi sürdürmekteyim.


BOSAD’ın yeni yönetim kurulu üyeleri ve yeni dönem çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bildiğiniz üzere, 2003 yılında kuruluşundan bu yana geçen 12 yıl içinde, BOSAD sektörel temsil gücünü önemli ölçüde arttırarak, sektörümüzün gelişimine ciddi katkılar sağlamıştır. Yeni çalışma dönemimizdeki temel önceliklerimiz arasında; ulusal ve uluslararası temsil gücümüzü arttırmak, sektörel sorunların çözümünde daha aktif rol almak ve çalışmalar yürütmek, Boya ve Hammadde Sanayimizin bölgesel bir güç ve cazibe merkezi olması için çalışmalarımızı sürdürmek yer almaktadır. Kendi alanında ülkemizdeki tek meslek örgütü olarak, boya ve hammaddeleri sanayi kuruluşlarına geniş ölçekte hizmet vermeye devam ediyoruz.

 


Boya sektörünü son 10 yıllık süreçte değerlendirebilir misiniz? Ülkemizdeki boya sektörünün altyapı, teknoloji ve üretim hacmi açısından günümüzdeki durumu nedir?

Boya ve hammaddeleri sanayimiz son 10 yıllık süreçte ulusal ekonomimizdeki büyüme süreciyle birlikte önemli bir bölgesel yatırım ve büyüme sürecini gerçekleştiren ve ihracatta önemli başarılar sağlayan bir sektör gücü haline gelmiştir. Son 10 yıllık dönemde özellikle üretim kapasitemiz ve teknolojik yapımızda önemli ilerlemeler sağlanmış, sektörümüz teknolojik yapıya bağlı Ar-Ge ve inovasyon alanında uluslararası alanda rekabetçi bir sektör konumuna gelmiştir. Bugün boya ve hammaddeleri sektörünün gelişim sürecini dikkate aldığımızda, ülke olarak, AB’nin 4. Büyük üreticisi konumuna gelmiş bulunmaktayız. Sektörümüz bu dönem zarfında teknolojik ve Ar-Ge alt yapısını gelişmiş ülkeler seviyesine getirmek üzere önemli adımlar atmıştır. İnsan ve çevre sağlığına duyarlı bir üretim yapısı içinde gelişimini sürdürmektedir.

 


Boya sektöründeki son dönem Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarından bahsedebilir misiniz?

Boya sanayimiz son yıllarda, başta büyük ve orta ölçekli boya ve hammaddeleri üreticileri olarak, rekabetçi bir sektör olma hedefi çerçevesinde, ürün portföyünü geliştirmiş, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını sürdürmüştür. Bunun en bariz örneği, geride bıraktığımız 2014 yılında kimya sektörü Ar-Ge teşvikleri alanında en çok teşvik alan sektör konumuna gelmiş olmamızdır.

 


Boya sektörümüzün yakın ve uzak dönemler için hedefleri nelerdir? Hedeflere ulaşmak için özel sektör ve kamuya ne tür görevler düşmektedir, neler yapılmalıdır?

Boya sektörümüzün temel hedefleri alanında ise, 2023 hedefleri kapsamında Avrupa’nın 3. büyük üreticisi olma iddiasını sürdürmek gelmektedir. Bu dönem zarfında üretim kapasitesini ve ihracat gücünü de önemli ölçüde arttırarak bölgesel bir üretim ve çekim merkezi olma hedefine odaklanmıştır. Bu çerçevede 2023 hedefleri içinde, ana kimya sektörünün bir alt sektörü olarak, 50 ülkeyi kapsayan 3 milyar dolarlık bir ihracat hedefine odaklanmıştır. Sektörümüzün başlıca diğer hedefleri içinde; ulusal ve uluslararası regülasyonlara uyum sağlamak ve bu alandaki sorunları, ulusal ve uluslararası platformlarda dile getirerek çözüm arayışlarına ve bu konularda çalışmalarına devam etmektir.


Sektörümüzde kişi başı boya tüketimi, tüm alt sektörler (inşaat, sanayi vb.) de dikkate alındığında 11 kg civarındadır. Hedefimiz kişi başı tüketimin önümüzdeki 10 yıl içinde 20 kg seviyelerine çıkartılmasıdır. Bu hedeflere ulaşmanın da en önemli şartlarından birisi, ulusal ekonomimizin istikrarlı ve güvenli bir şekilde büyüme sürecinde olması gerekliliğidir. Ana hedeflerimizin bir diğeri ise, insan ve çevreye duyarlı üretim süreçlerine, ürün profiline sahip olmaktır. Bu sektörel hedeflere ulaşmada, başta sektörel temsilcimiz olan BOSAD’a önemli görevler düşmektedir. Özellikle bürokratik alandaki yapılanmanın ve teknik prosedürlerin sektöre yük getirmeden hayata geçirilmesi çok önem taşımaktadır.


Türkiye’nin çevre konusunda AB normlarına ulaşabilmesi için nasıl yatırımların yapılması gerekiyor? Değişen çevre mevzuatları ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye’de çevre konusunda AB ve uluslararası normlara ulaşılması için sanayi gelişim planları içinde, özellikle sanayicilerimizin çevre konusundaki yatırımlarının desteklenmesi ve finansman imkânlarının sağlanması önem taşımaktadır. Bu tür regülasyonlara uyum, çevreye duyarlı sanayicilerimiz açısından, doğal, zaten yapılması gereken çalışmalar olmasına rağmen, diğer bir taraftan da, çok yüksek, ek maliyetler getirmeyecek tarzda uygulamaların olmasına da dikkat edilmelidir.

 


"Paintistanbul & Turkcoat 2016” Fuarı ile ilgili görüş ve beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?

BOSAD’ın kuruluş sürecinden bu yana, sektörümüzün ulusal ve uluslararası tanıtımına yönelik gerçekleştirdiği projelerin en büyüğü bildiğiniz üzere "Paintistanbul Kongre ve Fuar” projesidir. Bu proje, 2010 yılından bu yana gelişerek büyümüş ve sektörel beklentilere cevap verecek bir sektör projesi şeklinde düzenlenmiştir. Fuar ve kongre projemizin, daha büyük ve kapsamlı olarak, bölgesel bir güç ve nitelik kazanması açısından, sektör kuruluşlarımızdan da gelen talepler doğrultusunda, bu alandaki iki önemli fuar projesi birleştirilerek, "Paintistanbul & Turkcoat 2016 Kongre ve Fuarı” olarak düzenlenmektedir. Sektörümüzün en büyük katılımcı fuar projesi olma özelliğini taşımaktadır. Projemizin çok önemli bir diğer ayağı olan, her geçen yıl önemi, katılımcı sayısı ve ilginin giderek arttığı uluslararası formattaki "Kongremizi” de burada özellikle vurgulamak isterim.