Eryap A.Ş. CEO'su Emrullah Eruslu ile Röportaj

Eryap A.Ş. CEO'su Emrullah Eruslu ile Röportaj

Eryap A.Ş. CEO’su Emrullah Eruslu ile yapmış olduğumuz söyleşide, özelikle yalıtım ve inşaat sektörleriyle ilgili konuştuk. XPS Isı Yalıtım Sanayicileri Derneği Başkanı ve İZODER Yönetim Kurulu üyesi de olan Eruslu, Eryap A.Ş.’nin kuruluş sürecinden bu yana geçirdiği aşamalar ve günümüzdeki yapısı hakkında bilgi verdi.


Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Eğitiminiz, iş deneyimlerinizden bahseder misiniz? Bu işe girmeye nasıl karar verdiniz, fikir nasıl doğdu? İşi kurarken zorluklar yaşadınız mı?

1980, Gaziantep doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Gaziantep’te tamamladıktan sonra yaşamımı İstanbul’da sürdürdüm. İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezunum. Üniversite sonrası kısa bir dönem Amerika’da dil eğitimi aldım. Tüm eğitim-öğretim yaşamım boyunca çalışma hayatının içerisindeydim. En büyük şansım, sanayici kimliği yarım asır öncesine uzanan bir ailenin 3. kuşak bir ferdi olarak hayata gelmemdi. Yaşamın bana tanıdığı bu şansı elimden geldiği kadar fırsata dönüştürmeye çalıştım. Aile büyüklerimle geçirdiğim her anın kıymetini bildim ve tecrübelerini kendime rehber edindim Tabii böyle bir ailenin ferdi olunca çok da hayatınıza dair geleceğinizi şekillendirirken bambaşka hayallere dalmıyorsunuz. Hayaliniz, küçükken kahramanınız olan babanızın gerçekleştirebildiklerini bir adım öteye nasıl taşıyabilirim oluyor. İsmi de Kahraman olan Yönetim Kurulu Başkanımız olan babam, işte tam da bu hayali bizlere nasıl empoze etti bilmiyorum; ama bizler kardeşler olarak teslim aldığımız bayrağı hep birkaç adım öteye taşımak için elimizden gelen gayreti gösterdik. Aslında eğitimim esnasında ortaokul yıllarında fiziğe merak sarmıştım ve okulumuzun fizik olimpiyatları takımındaydım. Başarılı çalışmalarımız ve takım olarak ödüllü projelerimiz olmuştu. Herhalde Gaziantepli sanayici bir ailenin çocuğu olduğum için bugün bu işlerle meşgulüm, bambaşka bir kimlikle dünyaya gelsem yine hayalimi yüksek tutup uluslar arası alanda büyük projelere imza atmış bir fizikçi olmak isterdim. Hep hayatımda bir takım hayallerim oldu, her insanın olduğu gibi. Ama ben hayallerimi hiç sınırlamadım. Sonra bunları makul bir hale getirip hedef olarak kendime belirledim. İşte benim üniversite yaşamımdaki hayalim de İstanbul’da kalmaktı. Her Gaziantepli gencin rutini olan ve bizim ailemizin de geleneği olan üniversite sonrası memlekete dönmek ritüelini değiştirdim ve burada kaldım. Çok kolay olmayan bu süreci çok iyi yönettiğimi düşünüyorum. Bu sayede yıllar içerisinde Eruslu ailesi şirketlerinden olan ve benim asli sorumluluğumda olan Eryap şirketimizin hemen hemen tüm yatırımları da bu bölgeye kaymış oldu. Şu an Eryap’ın CEO’su olarak satış, pazarlama, ihracat ve mali işlerden sorumluyum. Aynı zamanda XPS Isı Yalıtım Sanayicileri Derneği Başkanı ve İZODER Yönetim Kurulu üyesiyim.

 

Eryap’ın özelliklerinden bahseder misiniz? Şu anda geldiği durum hakkında bilgi verir misiniz?

Eryap’ın kökeni Eruslu Grup’tan geliyor. Eruslu Grup 60’lı yıllardan bu tarafa faaliyetlerini sürdürüyor. Dedem bu şirketin temellerini memleketi Gaziantep’te atıyor. Plastik terlik ve ayakkabı tabanı üretmek için küçük bir işletme kuruyor. Bugün tekstilden ambalaja, sağlık ürünlerinden yapı malzemelerine, halıdan kumaş üretimine birçok alanda üretim var. Grubumuzun direkt oluşturduğu istihdam yaklaşık 3 bin kişi. Eruslu Grup bünyesinde bulundurduğu 20’ye yakın farklı üretim tesisinde tüm bunları gerçekleştiriyor.

 

Üretim tesisleri ve istihdam edilen personel sayısı, bunların yanı sıra ciro, üretim hacmi gibi veriler de göz önüne alındığında Eryap Grup’un günümüzdeki yapısı nedir? Eryap Grup başlıca hangi sektörlere, ne tür ürünler sağlıyor? Eryap Grup’un ürün ve markaları hakkında bilgi verir misiniz?

CEO’su olduğum Eryap A.Ş. olarak 2001 yılından bu yana inşaat sektöründe, özellikle yalıtım alanında öncü ve yenilikçi kimliğiyle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Türk yapı sektörünün lider markalarını üretiyoruz; Gaziantep, İstanbul ve Sakarya’da toplam 150.000m2’yi aşan 3 üretim tesisinde polimer dış cephe kaplama sistemleri, ısı, su, ses ve yangın yalıtım malzemeleri ve polimer kapıpencere sistemleri üretimini gerçekleştiriyoruz. 2001 yılında Gaziantep’teki tesiste polimer dış cephe kaplaması üretimini gerçekleştirerek American Siding markasını sektöre kazandırdık, 2005 yılında İstanbul Silivri’de toplam 50.000 m2 alanda kurulan ikinci tesisinde siding uygulamasının tamamlayıcı unsuru Bonuspan markalı XPS Ekstrüde Polistiren ısı yalıtım levhası üretimine başladık Daha sağlıklı, uzun ömürlü ve daha güvenli yaşam alanlarının sağlanabilmesi için ürün portföyünü genişleterek 2007 yılının son çeyreğinde İstanbul Silivri tesislerinde Focus Membran markalı bitümlü su yalıtım örtülerinin üretimine başlayarak su yalıtım ürünleri sektöründe de yerimizi aldık. Bunların yanında 2009 yılı sonunda Bonusmax markalı Isı Yalıtım Paket Sistemi, 2010 yılında Winer markalı Polimer Kapı ve Pencere Sistemleri, 2011 yılında Focus Shingle çatı kaplama malzemesi ve son olarak 2012 yılında doğa dostu Wooler marka taş yünü ürününü pazara kazandırarak sektördeki liderliğimizi sürdürmekteyiz.

 

Türkiye’de özellikle son yıllarda inşaat ve emlak alanında önemli bir yükseliş görülüyor. Bu yükselişin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini düşünüyor musunuz?

İnşaat sektörü 2013 yılında Türkiye ekonomisinin üzerinde bir performans göstererek yılı yüzde 7 büyüme ile kapadı. İnşaat sektörü büyüdükçe Türkiye de büyümeye devam edecektir. Dünya genelinde yaşanan ekonomik istikrarsızlığa rağmen Türkiye’nin tahminlerin üzerinde büyümesinin önemli bir başarı olduğunu düşünüyorum. Sektörümüzdeki büyümede bu ivmenin yakalanmasında 6 milyon konutu içeren kentsel dönüşüm çalışmaları da önemli rol oynamaktadır. Her zaman, her platformda dile getirdiğimiz gibi inşaat sektörü, ekonominin lokomotifi olmaya devam ediyor. Küresel ve bölgesel tüm olumsuzluklara rağmen ülkemizin yakaladığı büyüme trendine sektörümüzün katkısı yadsınamaz. Dünya çapındaki projelerin start aldığı, yurt dışında müteahhitlik hizmetlerinde dünya ikincisi olduğumuz bir dönemde inşaat sektöründeki yükselen büyüme trendi tesadüf değildir. İnşaat sektörünün yılsonunda da Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyeceğini düşünüyorum.

 

Enerji Kimlik Belgesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz, sektöre ne gibi katkıları oluyor?

Kentsel dönüşüm projeleri ve binalara getirilen Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğuyla birlikte yalıtım sektörü aralıksız büyüme gösterdi. Bildiğiniz üzere Enerji Kimlik Belgesi ile birlikte yeni binalar artık yalıtımsız olarak inşa edilemiyor. Türkiye’de Yapı Denetimi Kanunu’nun tüm Türkiye’de uygulanması ile ısı yalıtımı zorunlu hale geldi. 2011 yılında çıkan Enerji Performans Yönetmeliği de şu an inşa edilen yeni binaların ve 2017 yılına kadar da mevcut binaların enerji performansının ölçülmesi ve Enerji Kimlik Belgesi alınması şartını getiriyor. Yönetmeliğin uygulanmasıyla binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı enerji tüketiminin ortalama yüzde 50 azaltılması öngörülüyor. Ayrıca 2017’den itibaren binanın Enerji Kimlik Belgesi’nde yer alan karbondioksit salınım miktarları, o tarihte yürürlükte olan mevzuatta tanımlanan asgari değerlerin üzerinde olanlara idari yaptırım uygulanacak. Böylece binalara azami enerji ve emisyon sınırlaması getirilmesi ile özellikle mevcut yalıtımsız binalarda ısı yalıtımı ve verimli sistemler için yapılacak yatırımların artacağını öngörüyoruz.

 

2013 yılı firmanız açısından nasıl geçti? Gelecek yıl için hedefinizi belirtir misiniz? Sektördeki trendler hakkında bilgi verir misiniz?

Eryap olarak 2013 yılında öncü ve yenilikçi markalarımız ile büyümemizi sürdürdük. Türk yapı sektörünün önemli bir oyuncusu olmamızın yanı sıra özellikle American Siding ve Winer markalarımız sayesinde çevre ülkelerde marka bilinirliği ve pazar payı ile ihracatta önemli bir oyuncu olma hedefimize ulaşmak amacı ile yeni yatırımlar yaptık. Yatırımlarımızın büyük bir bölümünü fabrika, kapasite artırımları ve teknoloji yatırımları oluşturmaktadır. 2011 yılına kadar yapılan ek yatırımlarla birlikte sırasıyla American Siding, Bonuspan, Focus Membran, Bonusmax, Winer ve Focus Shingle markalı ürünlerimizi iç pazarın hizmetine sunarken toplamda 130 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdik.


120 milyon TL’lik yatırım bedeli ile kurduğumuz Wooler taş yünü tesisinin ilk bölümü 2012 yılı Mart ayında devreye alındı. Yaptığımız tüm yatırımları özkaynaklarımız ile yapıyoruz. İmalat sanayine yönelik yatırım yapmaya devam edeceğiz. Yeni yatırımlarımız ile birlikte, Eryap olarak 2013 yılında yüzde 40 büyüme başarısını gösterdik. Tabii bu oranın gerçekleşmesinde plastik grubu ürünlerimizdeki yeni kapasitelerimizin devreye girmesi önemli rol oynadı. Yatırımlarımızın 2015 yılı itibariyle tamamlanması sonucunda 2 milyon metreküpün üzerinde bir üretim hacmine ulaşacağız. Böylece 14 milyon metreküp büyüklüğündeki ısı yalıtım pazarında, devam eden yatırımlarımız ile birlikte pazar payımızı yaklaşık yüzde 20’ye çıkaracağız. Üçer yıllık yatırım planları yaparak ilerleyen bir firmayız. Taş yünüyle ilgili ilave yatırımlarımız 2015 yılına kadar devam edecek. Ayrıca 2014 yılında sektöre sunduğumuz yeni ürünler ile pazardaki liderliğimizi de pekiştirmek istiyoruz.

 

Türkiye’de mevcut bina stoğunun %85’inin ısı yalıtımsız olmasından dolayı açığa çıkan enerji kaybının yanı sıra, su yalıtımsız binalar özellikle bir deprem ülkesi olan ülkemizde hem insan hayatı hem de ekonomik açıdan büyük risk oluşturuyor. Türkiye şu anda kentsel dönüşüm olgusunu anlamaya çalışıyor. Çünkü, kavramsal olarak olumlu olan bu hamleyi teknik altyapı olarak da sağlam temellere oturtmamız uzun dönemde ülkemiz için önem arz etmektedir. Bu yıl itibariyle devreye girecek mecburi standartlar sayesinde yalıtım sektörü için çok önemli bir iş hacmi ortaya çıkacağı açıktır. Ancak bu olumlu hamleden kazanımlar elde etmeye çalışan fırsatçılara da müsaade edilmemesi için ilgili bakanlıkların gerekli denetim ve tedbirleri alması önemlidir. "Sürdürülebilir binalar” kapsamında ekonomik ömrü daha uzun olan, çevresel faktörleri barındıran, minimum düzeyde enerji harcayan yeşil binalar ve pasif yapılar son dönemin çokça konuşulan konularıdır.

 

Sektörde her geçen gün büyük önem arz eden çevre ve sürdürülebilirlik konusunda yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Gaziantep, İstanbul ve Sakarya fabrikalarımızda ürettiğimiz ürünlerin ve tüm süreçlerini direkt ya da endirekt etkileyen bütün faaliyetlerin çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirerek çevrenin korunmasını sağlamak "Eryap Çevre Politikamızın” temelini oluşturuyor. Eryap olarak ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi temel ilkeleri doğrultusunda, değerli bir hazine olarak gördüğü çevrenin, doğal - biyolojik zenginliğin ve çeşitliliğin korunması amacıyla çaba göstererek gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak adına hız kesmeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

Örneğin Wooler taş yünü üretim tesisinde hammaddenin ergitilmesinde açığa çıkan yüksek oranda sıcak yanmamış hava geri besleme ile üretim sürecinde tekrar kullanılarak ihtiyaç duyulan enerji miktarı azaltmaktayız. Hızlı değişen pazar beklentilerini yüksek kalite standartlarıyla karşılayan doğaya dost Eryap yalıtım ürünleri, enerji tasarrufuna ve sürdürülebilir kalkınmaya etkilerinin yanı sıra üretim süreçleriyle sürdürülebilirliği desteklemektedir. Bilindiği üzere "Karbon Ayak İzi” birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin (hammaddenin çıkartılması, üretimi, nakliyesi, ürünün yeniden kullanılması, geri dönüşüm aşamaları vb.) çevreye verdiği zararın ölçüsüdür. Vakumlu paketlerde sevk edilen Wooler taş yünü ürünleri, hacimce %30’lara varan nakliye avantajı sağlayarak bayilerimiz ve yapı marketler açısından daha az depo, teşhir ve raf alanı avantajı sunmaktadır. Öte yandan ürünün sevki, stoklanması gibi faaliyetler için harcanan enerjinin neden olduğu sera gazı oluşumundaki kurumsal payımız da azalmaktadır. Yeni yatırımımız Wooler markalı taş yünü ürünü ve tesisindeki üretim teknolojisi ile çevre korunmasına yüksek oranda katkı sağlanmaktadır. Eryap, CE markalı XPS ısı yalıtım levhalarının üretiminde Kyoto Protokolü gereğince, şişirici gaz olarak ozon tabakasına herhangi bir zararlı etkisi olmayan çevreci gazları kullanmaktadır.


Kurumunuzun çevreye duyarlı yaklaşımları, sektörde ve yer aldığınız pazarda size ne gibi avantajlar sağlıyor? Bu yaklaşım pazar payınızda artışa neden oluyor mu?

Sürdürülebilirliği anlamak ve hayata geçirmek konusunda ülke olarak yolun çok başındayız. Keza dünyada da alınacak çok yol var; ancak ülkemizde öncelikli olarak bilincin arttırılması ve bu sürece katkı sağlayacak çalışmaların yapılması önemlidir. Kentsel dönüşümü bu noktada önemli bir fırsat olarak görüyorum. Bu yenileme sürecinde ideal olanı yapmak yani tüm binaların sürdürülebilirlik kriterlerine uygun şekilde yenilenmesini sağlamak çok önemli. Bu nedenle, hızlı değişen pazar beklentilerini yüksek kalite standartlarıyla karşılayan doğaya dost Eryap yalıtım ürünleri, enerji tasarrufuna ve sürdürülebilir kalkınmaya etkilerinin yanı sıra üretim süreçleriyle de sürdürülebilirliği desteklemektedir. Eryap, CE markalı XPS ısı yalıtım levhalarının üretiminde Kyoto Protokolü gereğince şişirici gaz olarak ozon tabakasına herhangi bir zararlı etkisi olmayan çevreci gazları kullanmaktadır. Ayrıca 9 yıldır Bonuspan markalı XPS ısı yalıtım levhalarının kullanımı ile 500 milyon TL’ye yakın enerji tasarrufu sağlanmıştır. Yeni yatırımı Wooler markalı taş yünü ürünü ve tesisindeki üretim teknolojisi ile çevre korunmasına yüksek oranda katkı sağlamaktadır. Vakumlu paketlerde sevk edilen Wooler taş yünü ürünleri, hacimce %30’lara varan nakliye avantajı sağlayarak bayilerimiz ve yapı marketler açısından daha az depo, teşhir ve raf alanı avantajını sunmaktadır.

 

Kurum olarak Kentsel Dönüşüm sürecine hazırlıklı olmak adına geliştirdiğiniz farklı pazarlama stratejileri, ürün geliştirme amaçlı Ar-Ge çalışmaları bulunuyor mu?

Eryap olarak gerek kentsel dönüşüme katkı sağlamak gerekse de doğa dostu ürünler üreterek sürdürülebilirlik çalışmalarına imza atmak adına Wooler marka taş yününü müşterilerimize sunduk. "Yeni nesil taş yünü” olarak da adlandırdığımız Wooler, ısı, ses ve yangın yalıtımını bir arada sunarken yalıtımda çok yönlü avantaj sağlıyor. Sınırlı miktardaki fosil yakıtlarını tasarruflu kullanmak ve çevre kirliliğine neden olmamak bugünün ve yarının ana gündemini oluşturmaktadır. Küresel iklim değişikliği, karbon salınımı ve olumsuz etkilerini önlemek için günümüzde en ucuz, en yaygın ve etkili aynı zamanda en kolay tasarruf sağlayabilen yöntem yapılarda "ısı yalıtımı” yapılmasıdır. "Enerji Verimliliği” ve "Yalıtım”ın birbiri ile bütünleştiği günümüzde, toplam tüketilen enerjinin 1/3’ünden fazlası binalarda ısınma veya soğutma amacı ile kullanılmaktadır. Standartlara uygun yalıtımla, yüzde 50’ye varan tasarruf kolayca sağlanabildiği gibi, yalıtım düzeyi yükseldikçe (yalıtım malzemesi kalınlığı arttıkça), sağlanan enerji tasarrufu da artmaktadır.

 

Enerji tüketiminin azaltılması için yapılacak ısı yalıtımı, beraberinde, fizyolojik konfor şartlarının ve hijyenik şartların sağlanmasını, ısıtma ve soğutma sistemlerinin yatırım ve tüketim masraflarının azalmasını getirmektedir. Isı köprüsü içermeyen, uygulama prosedürlerine uygun bir ısı yalıtımı ile yaşam alanlarında nem ve küf oluşumuna yol açan negatif etkenler ortadan kaldırılmakta, ayrıca yapı ömrü uzatılmaktadır. Ar-Ge ekiplerimiz sürekli daha faydalı ürünler üretmek üzere çalışmalarını sürdürüyorlar. Ayrıca, sektörü geliştirmek üzere sektör derneklerimizin çatısı altında özellikle kamuoyunu bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz Eryap olarak ürünlerimizin gerek üretim aşamasında, gerekse satış ve sonrası hizmetlerinde ulusal ve uluslar arası kalite standartlarını uygulayarak hizmet veriyor tescilli bir marka olmanın tüm gereğini yerine getirirken, yerel basın toplantıları, sektörel yayınlardaki yaygınlığı, sosyal medya faaliyetleri, online alandaki teknolojik yatırımları, ulusal ve uluslararası fuarlara katılımı, yerel sosyal sorumluluk projeleri, son kullanıcıya yönelik yerel bilgilendirme toplantıları ve tüm Türkiye genelinde 1000’i aşkın bayi kanal yapılanması ve yurt dışı yapılanması ve satış başarısı sayesinde profesyonellere ve nihai tüketiciye ulaşmaktadır. Türkiye genelinde kurulu bölge satış müdürlükleri ile yedi bölgede geniş satış ekibiyle faaliyetlerini sürdüren Eryap, üretici olarak sahip olduğu geniş ürün çeşitliliği sayesinde rakiplerinden ayrışıyor, tüm ürünleri üreten tek üretici ünvanını hak ediyor.

 

Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere ne tür ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?

Eryap olarak yaklaşık 40 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Doğrudan ihraç ettiğimiz ürünler arasında özellikle American Siding, Winer marka ürünlerimiz yer alıyor. Öte yandan yurt dışında faaliyet gösteren Türk müteahhit firmalara yapılan satışlarla Bonuspan, Focus Membran ve Wooler marka ürünlerimiz az da olsa pay almaktadır.


Sektörün gelişimini hızlandırmak adına firmalara düşen görevler neler olabilir?

Sektörün gelişimini hızlandırmak için biz üreticilere birçok görev düşüyor. Eryap olarak Ar-Ge ekiplerimiz sürekli daha faydalı ürünler üretmek üzere çalışmalarını sürdürüyorlar.


Ayrıca, sektörü geliştirmek üzere sektör derneklerimiz çatısı altında özellikle kamuoyunu bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Haksız rekabet koşullarını en aza indirmek için özellikle dernek altında yürüttüğümüz çalışmalar da sektörün büyümesinde önemli rol oynamaktadır