Kalekim Genel Müdürü Altuğ Akbaş ile Röportaj

Kalekim Genel Müdürü Altuğ Akbaş ile Röportaj

Kalekim Genel Müdürü Altuğ Akbaş özellikle Kale Boya çatısı altında geliştirdikleri yüksek teknoloji iç ve dış cephe boyaları hakkında detaylı bilgi verdi. Gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide önümüzdeki yılların renk trendleri hakkında ipuçları da veren Altuğ Akbaş, firma olarak çevreci ve enerji tasarruflu ürünlere önem verdiklerinin altını çizdi.

Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

1969 İstanbul doğumluyum. Lise öğrenimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra, 1987 yılında girdiğim İTÜ Makine Fakültesi’nden 1992 yılında Makine Mühendisi olarak mezun oldum. Aynı yıl Marmara Üniversitesi’nin İşletme Enstitü programına dahil olurken, Kale Grubu şirketlerinden Kale Pazarlama’da Üretim Planlama Sorumlusu olarak iş hayatına başladım.

Kale Grubu’nun inşaat malzemelerinin satış ve pazarlamasını üstlenen Kale Pazarlama şirketinde Nisan 2003’e kadar sırasıyla Planlama Yöneticiliği, Pazarlama Müdür Yardımcılığı, Satış Müdürlüğü, Pazarlama Koordinatörlüğü görevlerinde bulundum.

Pazarlama Grup Müdürlüğü görevini Mart 2008’e kadar sürdürdüm ve sonrasında Kaledekor Genel Müdürü oldum. Mart 2011’de Kalekim A.Ş.’de Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı’nı üstlendim. Haziran 2013’ten itibaren de Kalekim A.Ş. Genel Müdürü olarak görev yapıyorum.

 

Tam 22 yıldır gönül bağıyla çalıştığım Kale Grubu’nun 4 farklı şirketinde özellikle satış ve pazarlama fonksiyonlarının içinde geçirdiğim süre boyunca edindiğim tecrübelerin yanı sıra, katıldığım birçok mesleki ve kişisel gelişim kurslarından da önemli deneyimler kazandım.

 

Kale Boya’nın kuruluşundan bu yana gelişim süreci ile ilgili bilgi alabilir miyiz?

Kale Grubu Şirketleri’nin kurucusu İbrahim Bodur tarafından 1973 yılında kurulan Kalekim A.Ş. seramik yapıştırıcıları ve derz dolguları üretimiyle başladığı faaliyetlerine, bugün inşaat sektörünün her türlü yapı kimyasallarını üreterek devam ediyor. Kalekim A.Ş., 1968 yılında kurulan ve Kale Grubu’nun sıva ve boya sektöründeki lider kuruluşlarından Kaleterasit A.Ş. ile 2003 yılında birleşme kararı aldı.

Bu birleşmeden sonra Kaleterasit markalı dekoratif hazır renkli sıvalar ve Kalecolor markalı iç ve dış cephe boyaları Kalekim A.Ş. ürün gamına katıldı. 2010 yılında gerçekleştirilen kurumsal kimlik yenilenmesi çerçevesinde, iç ve dış cephe boyaları ile dekoratif dış cephe sıvalarının yeni markası Kale oldu.

 

Türkiye "seramik yapıştırıcıları” ve "derz dolgu” pazarında çok tercih edilen ve müşteri memnuniyetini sağlamış öncü bir marka olan Kalekim, 2004 yılında iş ortakları Dow Chemical ve Mardav A.Ş. ile birlikte Blue’Safe Mavi Kale markasıyla ısı yalıtım sektörüne adım attı. Kalekim bugün, Kale Mantolama EPS ve Taşyünü Dış cephe ısı yalıtım paketleri ile pazarda liderliğe oynuyor. Kale Boya, dekoratif boya ve sıva piyasasında en büyük markalar arasında bulunuyor. Yüzde 50’nin üzerinde pazar payına sahip olarak yapı kimyasalları sektöründe faaliyetlerine devam eden Kalekim, üretim ve satış kapasitesi olarak Türkiye ve bölgesinde birinci, Avrupa’da ise 5’inci sıraya yerleşti.

 

Kalekim, Türkiye’de İstanbul, Yozgat, Isparta, Mersin, Erzurum ve Mardin tesislerinde, üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Yapı kimyasalları fabrikalarında yıllık toplam 700 bin ton yapı kimyasalı üretim kapasitesine sahip olan Kalekim, İstanbul’da bulunan Kale Boya ve Sıva işletmesinde yılda 100 bin ton boya ve sıva üretiyor.

 

Sizce yıllık renk trendlerinde belirleyici rol oynayan faktörler nelerdir? Dekoratif Boyalar ile ilgili ürünleriniz hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz? İç cephe, dış cephe ve ahşap boyalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

İç cephe boyalarında su bazlı ve çevreye zarar vermeyen ürünlerin yanı sıra doğal renkler; dış cephe boyalarında ise iklim koşulları ve yapıların güneşe göre konumu renk trendlerinde belirleyici rol oynuyor. Binlerce renk alternatifini farklı zevk ve beğenilere göre geliştiren Kale Boya olarak, çevre dostu iç cephe boyaları ile yaşam alanlarının atmosferini değiştiriyoruz. Kolay yoldan evinin atmosferini tazelemek ve yenilemek isteyenler için, Kale Boya’nın doğadan gelen ve modern renklerini aynı mekanda buluşturuyoruz. İç cephe boyalarında 2014 renk ve tasarım trendi, geçtiğimiz yıllara göre çok büyük bir değişiklik göstermiyor. Bu yıl iç mekan boyalarında önceki senelerdeki alışkanlıkların devam etmesi ve çevreci anlayışın ağırlık kazanması bekleniyor. Boya seçiminde su bazlı ve çevreye zarar vermeyen ürünlerin tercih edileceği 2014’te; doğal renkler evlerin duvarlarında kendisine daha fazla yer bulacak ve doğadan gelen renkler daha sade tonlarda kalırken, modern renkler canlı ve koyu olacak. Bireyselliği ön plana çıkaran zengin, yoğun ve ilham veren güçlü renkler yeni yılın boya trendleri arasında yerini koruyor. Kale Boya olarak bu anlamda sunduğumuz "Mercan”, "Kayısı”, "Ahududu” ve "Kehribar"ı, ilham verici renkler kategorisinde yer alıyor. Ayrıca zarif dokunuşuyla mekanın atmosferini değiştiren "Eflatun” ön plana çıkan bir diğer renk. "Zen” ve

"Avokado” renkleri ise öze dönüşü; "Kayısı”, "Vişne”, "Safran”, "Ahududu” doğanın sunduğu sıcak renkleri yaşam alanlarımıza kazandırıyor.

 

Renk seçimini kolaylaştıran Kale Boya’nın iç cephe kartelasından: "Ayışığı” ve "Keten” kremsi beyazları, "Hanımeli”, "Acıbadem”, "Fildişi” yumuşak tonlar olan sarı ve krem renkleri, "Melisa” ve "Kekik” mekanlara yepyeni bir hava katan, özellikle beyaz döşemeler ile son derece uyumlu canlı yeşilleri evlerinize taşıyor. Bu renklerin yanında tüm renkler ile uyum sağlayabilmesi ve birlikte kullanım olanağı sunması açısından "Cappucino”, "Kum Fırtınası” ve "Ekru”nun yanı sıra alt nota bir renk olarak kullanılabilen kızıl kahve tonu "Kestane” rengi, en moda renkler arasında yer alıyor.

Beyazın farklı tonlarını (Gül Tozu, Kristal, Dolunay, Ayışığı, Mine, Kiraz Çiçeği, Keten, Kardelen) farklı renk trendleri ile bir arada kullanmak da halen revaçta olan bir kombinasyon türü. Bu tonlar mekanları olduğundan daha geniş ve ferah gösterirken, aynı zamanda her türlü mobilya ile de kusursuz uyum sağlıyor. İç mekan tasarımında minimalizmin etkilerinin 2014 yılında da süreceğini, bu doğrultuda beyaz ve siyah renklerinin öncülüğünde tek rengin hakim olduğu iç mekan tasarımlarının öne çıkacağını söyleyebiliriz. Kale Boya renk kartelasında, griye dönük kirli beyaz renginin minimalist iç mekan tasarımları ile geniş bir kombinasyon sunduğu, modern, sofisitike ve aynı zamanda rahatlatıcı bir ambiyans oluşturan "Dağ Grisi” ve "Kristal” renkleri bulunuyor. Kale Boya, tüketicilerine sunduğu su bazlı iç cephe boyaları ile binaların nefes almasını mümkün kılarak evlerin daha sağlıklı bir ortama kavuşmasını sağlıyor. Üstelik Kale Boya’nın, renk kartelasında sunduğu renklerin yanı sıra Renk Bankası ve Renk Ustası sayesinde binlerce renk alternatifini de farklı zevk ve beğenilere göre geliştirme yeteneğine sahip olduğunu söyleyebiliriz.

 

Işık ile kendi kendini temizleyebilen, yüzeyde küf ve mantar oluşumuna dirençli, yüksek örtücülükte ve silinebilen silikonlu, dekoratif ve akıllı bir Kale Boya serisi olan "Kalia” ve evlerin her köşesinde dört mevsim güvenle uygulanabilen, yüksek kapatma gücüne sahip, insana ve çevreye dost yapısı ile ideal son kat iç cephe boya serisi "Joker Plus” ile boya uygulamaları yapmanın keyifli olduğunu düşünüyoruz.

 

Üstelik her iki seride de yer alan ipek mat dokusunun ipeksi parlaklığı, uygulandığı mekanlarda ışığı son derece iyi dağıtarak istenen şıklığı sağlayan yüzeylere, temiz ve dekoratif bir görünüş kazandırıyor, mat doku ise uygulama rahatlığının yanı sıra, yüzeydeki hataları en iyi şekilde kamufle ediyor. Tüketicilerin bu yılın gözde renklerini seçerken iklim koşulları ve hava kirliliğini de göz önünde bulundurmaları önem arz ediyoruz. Renk seçiminde yapıların güneşe göre konumu çok önemli olduğundan, kuzeye bakan evlerin daha sıcak olması için koyu renklerin, güneye bakan evlerin ise daha serin olması için açık renklerin kullanılmasını tavsiye ediyoruz.

 

Kale Dış Cephe Renk Kartelası’nda yer alan açık tonlu "Bej”, "Kum Taşı”, "Yeni Bahar” ve "Şebboy” renkleri ile binalarda değişen ışık ve gölge yansımasıyla gün boyunca hoş nüanslar yaratmak mümkün oluyor, dekoratif unsurları öne çıkarmak için tercih edilebiliyor. "Kuvars” ve "Bozkır” renklerinin dahil olduğu pastel tonlar, diğer renklerle uyum sağlarken farklı mimari formları da birbirine bağlayarak bir bütün oluşturuyor. "Begonya” ve "Açık Kahve” gibi orta tonlu renkler, dış cepheler için en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. Bu tonlar, dış cephe de sıcaklık ve derinlik katmak için kullanılabilirken, açık tonlar, pencere çerçeveleri, söve ve detaylarda kontrast yaratmak için tercih edilebilir. Zengin ve derin koyu tonlar olan "Bade”, "Kahve” ve "Zerdali” renkleri ise ışığı tutarak binanın estetik ve çevreye uyumlu görünmesini sağlarken; koyu tonları daha açık tonlarla bir arada kullanmak binaya sofistike bir görünüm kazandırıyor. Ürün gamında her türlü iklim koşullarına karşı dayanıklı yenilikçi ürünler bulunduran Kale Boya, ekstra elastik dış cephe boyası Performa+ ile binalarda çatlak problemini tamamen ortadan kaldırıyor. Performa+, alışılmış boyalar ile karşılaştırıldığında farklı teknik çözümleriyle öne çıkıyor. Elastik akrilik polimer esaslı, su geçirmeyen, uzun ömürlü, mat, son kat dekoratif dış cephe boyası olan Performa+; çatlakları köprülerken, su geçirmeme özelliğinin yanı sıra nefes alan yapısıyla da fark yaratıyor. Yüzey hatalarına sahip, boyası eskimiş binalarda uzun ömürlü yenileme sağlamak isteyenlerin değişmez tercihi olan "Silikonatex”, zorlu hava koşullarına dayanıklı yapısıyla öne çıkıyor. Aynı zamanda su geçirmez özelliği bulunan "Silikonatex”, silikonlu yapısı ile suyu iterken cepheye çarpan yağmur suyunun yüzeyi ıslatmadan akıp gitmesini sağlayarak binaların ömrünü uzatıyor. Kabarmayan, çatlamayan, renkleri solmayan binalar yaratan "Protekta” ise küf ve yosun oluşumuna karşı etkili formülü ile sunduğu çözümlerin yanı sıra ağır hava şartlarından etkilenmiyor.

 

Ar-Ge faaliyetleriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Kalekim’i rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri Ar-Ge’ye yaptığı yatırımdır. Bugün Kalekim Ar-Ge’de yaklaşık 150 üründen oluşan ürün gamının tüm geliştirme ve iyileştirme faaliyeti, herhangi bir know-how transferi olmaksızın yürütülüyor. İhtiyaca uygun ürün üretebilmek için Ar-Ge’ye çok önem veriyoruz. Doktora derecesine sahip deneyimli personelimiz ve ileri teknolojiyle donatılmış laboratuvarımızda yenilikçi ürünler geliştiriyoruz. Sektörün öncü kuruluşu olarak, üniversiteler ve devletle projeler yürütebilmeyi sağlayan uygulamalı araştırma laboratuarımız ve enstrümantal analiz araçlarımızla çalışmalarımızı sürdürürken, aynı zamanda kalite ve müşteri memnuniyetini garanti eden, Avrupa’da uygulanan tüm testleri gerçekleştiriyoruz. Yaşlandırma cihazı ile ürünlerin

dayanımları test ediliyor, ürün geliştirme laboratuarlarında tüm testler yapılabiliyor, üretim yapılan coğrafya neresi olursa olsun bulunduğu bölgedeki hammaddeler ile aynı kalitede ürünler üretebiliyor. Sektöründe dünyada sınırlı sayıda bulunan yaşlandırma cihazları ile ürünlerin dış cephe dayanımları test ediliyor. Ar-Ge yapısını, sadece performans analizine dayalı Ar-Ge’ den çıkarıp, performans ile birlikte fiziksel ve kimyasal çözümlemeye dayalı hale döndürmek vizyonu ile kurduğumuz "Uygulamalı Araştırma Laboratuvarı” son teknolojik cihazlarla donatıldı. Bu laboratuvarın makine parkı, ürün geliştirme laboratuarı ile birlikte 2,5 milyon TL’yi buluyor.

 

Değişen teknoloji ile birlikte; boya, yapı ve yalıtım sektörünü değerlendirebilir misiniz?

Bu yıl yapı sektörünün yaşadığı gelişmeye bağlı olarak boya sektörü de büyümeye devam edecek. Boya sektörünün gelişimini direkt olarak ilgilendiren önemli faktörlerden biri de konut kullanıcılarının ev ve binalarını boyama sıklığıdır. Araştırmalar, ülkemizde gelişmiş ülkelere kıyasla daha seyrek boya yapıldığını ve renovasyona gidildiğini gösteriyor. Boyama sıklığının, alım gücü ile doğru orantılı olduğu kadar alışkanlık ve boyanın ulaşılabilir olması ile de ilgili olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda sektör temsilcileri olarak çalışmalarımız devam ediyor.

 

Türkiye’nin AB’ye uyum sürecinde hayata geçirilen en önemli uygulamalardan biri de binalar için getirilen "Enerji Kimlik Belgesi” alma zorunluluğu oldu. Artık ev alırken, satarken ya da kiralarken sadece konumuna, manzarasına, oda sayısına değil kimlik belgesine de bakılıyor. Binaların ne kadar enerji harcadığını gösteren Enerji Kimlik Belgesi aynı zamanda sınıfını da belirliyor. Enerji Kimlik Belgesi ile binalar da aynen beyaz eşyalar gibi A’dan G’ye kadar sınıflandırılıyor. En üst sınıfı simgeleyen A grubunda bir eve sahip olmanın ilk şartı ise binanın ısıtma ve soğutma giderlerini yüzde 50’ye kadar düşüren ısı yalıtımına sahip olmasından geçiyor.

 

1 Ocak 2011’de yürürlüğe giren "Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği” gereğince; yeni inşa edilen binalar için Enerji Kimlik Belgesi alınması zorunlu oldu. Mevcut binaların ise 2017 yılına kadar bu belgeyi alması gerekiyor. Enerji Kimlik Belgesi; binaların enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri, ısıtma ve soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeriyor. Tüm yasal düzenlemelere rağmen ülkemizdeki 19 milyon konutun yüzde 85’inde maalesef hala ısı yalıtımı yok. Avrupa standartlarına uygun, enerji tasarruflu ve A enerji sınıfı binalarasahip olabilmek için ise önümüzde kentsel dönüşüm gibi çok önemli bir fırsat var. Eğer elimizdeki bu fırsatı iyi değerlendirerek yeniden inşa edilecek tüm binalara Avrupa standartlarına uygun ürünlerle ısı yalıtımı yaptırırsak ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz Isı yalıtımı ile ülke ekonomisi ve çevre kirliliğini önlemeye sağlayacağımız katkının yanında binamızın değerini de yükseltmiş oluyoruz.

 

Firmanızın; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Üretim yapan bir firma olarak, çevre duyarlılığı ile ilgili sosyal sorumluluk projeleriniz mevcut mudur?

Dünyadaki gelişme ve sektörel gereksinimleri yakından takip eden şirketimizin, sektördeki başarısını ve saygınlığını sürdürebilmek adına çevre duyarlılığımız üst düzeyde devam edecek. Çevre politikasını, üretim faaliyetleri ve destek süreçlerinde, çevreye karşı oluşabilecek olumsuz etkileri minimize etmek olarak benimseyen Kalekim, tüm çalışanlarıyla birlikte çevreci yaklaşımı özümseyerek hayata geçirdi.

 

Kalekim olarak, "Başka bir dünya yok, dünyayı kurtarabilmek için yapılacaklar çok” prensibinden hareketle, doğal kaynak kullanımında oldukça duyarlıyız. Atıklarımızı ayırıp tekrar doğaya kazandırma çalışmaları yapıyoruz. Her alanda "daima en iyi”yi misyon edinen şirketimiz yasal mevzuatlara uyum çerçevesinde; çevre, eğitim, iş sağlığı ve güvenliği, müşteri memnuniyeti konularında sorumluluğunun farkında olmaya devam ediyor.

 

Yapı alanında sektöre liderlik eden bir şirket olarak, toplumsal sorumluluk anlayışımız konusunda özenli olmaya gayret gösteriyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerine en doğru cevabı verebilmek için tüm faaliyet alanlarımızda "daima en iyi” olmayı prensip ediniyoruz. Şirket olarak, ülkemizde sürdürülebilir bir büyümeyi başarmanın yolunun sürekli iyileştirme ve geliştirmeden geçtiğinin bilincindeyiz. Meslek edindirme kursları sayesinde niteliksiz iş gücünü nitelikli hale getiriyor; ihtiyacı olan yerlerde, kursiyerlerin yenileme çalışmalarına katkıda bulunmalarını sağlıyoruz. Hem "İlk İşim Okullarda Değişim”de ihtiyacı olan okullara, hem de toplumun karşılaştığı afet gibi problemlerde gönüllük esasına dayanarak yardımlar yapıyoruz. Dernek faaliyetlerimiz sayesinde, rakiplerimizle de iş birliktelikleri yaparak sektörümüzdeki haksız rekabeti engellemek için çaba gösteriyoruz.