M. Akın Akçalı'yla keyifli bir röportaj gerçekleştirdik

M. Akın Akçalı'yla keyifli bir röportaj gerçekleştirdik

Akçalı Boya CEO’su ve Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın M. Akın Akçalı’yla keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Akçalı, firması hakkında bilgi verdi ve ülkemizdeki boya sektörü ile ilgili düşüncelerini paylaştı.


Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

1975 İstanbul doğumluyum. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdikten sonra İngiltere’de dil eğitimi aldım. 2000 yılında profesyonel olarak Akçalı Boya’da çalışmaya başladım fakat 6 yaşımdan beri her hafta sonu babamla birlikte fabrikaya gidiyordum. Küçüklüğümden bu yana fabrikanın her bölümünde çalıştım. Şu anda Akçalı Boya A.Ş.’de CEO olarak görevime devam ediyorum.

 

Akçalı Boya’nın kuruluş süreci ve günümüze gelene kadar geçirdiği aşamalar hakkında bilgi verir misiniz?

Babam Sayın Subutay Akçalı tarafından 1984 yılında kurulan firmamız Akçalı Boya, 30 yılı aşan bir ticari geçmişe sahip; sektörde başarı ivmesini sürekli yükseltmekte olan bir firmadır. Kurucumuz olan Subutay Bey’in boya sektöründeki ticari tecrübesi 1966 yılına değin uzanmaktadır. Elbette ki bu tecrübenin, firmamızın ticari hayatta yakalamış olduğu başarı ivmesinde büyük payı bulunmaktadır. Bugün için Akçalı Boya’nın uzmanlık alanı, su bazlı ve solvent bazlı inşaat boyalarından oluşmaktadır. Bu boya gruplarından özellikle su bazlı boya grubunda iddialı olduğumuzu belirtmek isterim. Halen üretimimizin yüzde 95’ini su bazlı, yüzde 5’ini ise solvent bazlı ürünler oluşturmaktadır.Akçalı Boya su bazlı boya grubunda yıllık 30 bin tonu aşan satış hacmi ile Türkiye’de ilk beş firma içinde yer almaktadır. Kıraç bölgesinde bulunan 3 tesisimizde 230 kişi istihdam edilmektedir.

 

1984’te Levent’te 800 metrekarelik alanda kurulu ilk tesisimizi 1990 yılında Kıraç’ta 6 bin metrekare kapalı alana sahip tesise taşıdık. Daha sonra solvent bazlı üretim bölümünü buradan ayırıp 2010 yılında 2 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir tesis kurduk. 2014 yılında ise yine bu bölgede 2 bin 500 metrekare kapalı alana sahip ısı yalıtımıyla ilgili sıva üretiminin yapıldığı üçüncü tesisimiz faaliyete geçti.

 

Elbette ki Akçalı Boya yönetimi olarak, bu ticari başarıdan gurur duymanın yanında, bu çizgiyi daha da ileri taşıma yönünde hedeflerimiz var. Bu noktada hem teknolojiye hem de insan kaynaklarına sürekli yatırım yapıyoruz. Başarılı geçmişinden aldığı enerji ile daha başarılı bir geleceğe ulaşma yolunda olan Akçalı Boya, sektörde iddialı hedeflere ciddi bir kararlılık ile ulaşmakta olan bir firmadır.

 

Akçalı Boya başlıca hangi sektörlere, ne tür ürünler sağlıyor? Firmanızın ürün, marka ve hizmetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Firmamız tamamen inşaat sektörü odaklı çalışmaktadır. Akçalı Boya’nın duvar boyalarındaki kalitesi, sektörde bilinmekte. Permolit markasıyla 300’ü aşkın geniş bir ürün yelpazesiyle sektörde hizmet etmekteyiz.

 

Permolit, sektöre tavan boyası kavramını getirmiş bir firmadır. Türkiye’de tavan boyası diye bir kavram eskiden kullanılmazdı. Önceleri tavan ya kireç ya da plastik boya ile boyanır ve bir boya ustası için en zor uygulama alanlarından biri olarak görülürdü. Ustanın tavanı boyaması için iki-üç kat uygulama yapması gerekirdi. Ancak bu bilindik durum, Akçalı Boya’nın çıkardığı tavan boyası ile değişti. Permolit tavan boyası ile bu alana boya uygulamasını tek kata düşürdük. İçerisindeki hammadde ve ürünün yüksek kalitesi sayesinde, nefes alma özelliği olan bir boyayı piyasaya sunduk. Bu sebeple boyacı ustasının arayıp bulamadığı bir ürünü piyasaya sunmuş olduk. Bu ürün, Türkiye’de kısa bir zamanda haklı olarak lider konuma yükseldi ve liderliğini devam ettiriyor. Toplam tonajımızın yüzde 60’ını tavan boyası oluşturmaktayken, yüzde 40’ını renkli malzeme oluşturmaktadır.

 

Ayrıca, İtalyan Antica Signora markamızla efekt boya kategorisinde,ekonomik segmentte de Efes Plastik markasıyla tüketiciyle buluşuyoruz. Permolit’in haricinde pazarda lider olduğumuz bir başka başarılı ürün ise Sprey boya. Sprey boyada da ürünlerimiz, pazarın yüzde 50-60 arasını oluşturmakta ve yıllık 6 milyon adet sprey satışı gerçekleştirmekteyiz. Akçalı Sprey boya; herkesi hedef kitle olarak gördüğümüz bir ürün grubu. Bu sebeple de sloganımız "Akçalı Sprey Boya her şeyi boya”. Çünkü bugün baktığımızda bu ürünler, otomotiv sektöründe, mum yapımında, hobi amaçlı, bahçe ve ev mobilyasında, oto boyamada, amatör olarak bisiklet, motosiklet boyamada kullanılmakta. Ayrıca sprey boyada Avrupa lideri olan Motip ve Dupli Color markalarının Türkiye distribütörlüğünü yapmaktayız.


İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında Akçalı Boya olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında geliştirdiğiniz projeleriniz var mı, varsa nelerdir?

Firmamızda, Ar-Ge çalışmalarını 20 kişiden oluşan dinamik bir laboratuvar ekibimizle yürütmekteyiz. Bu ekip, birçok yeni ürün üzerinde çalışmalar yürütmekte. Bunun yanında firma olarak, Ür-Ge tarafımızın da kuvvetli olduğunubelirtmeliyim. Yurt dışında sektörü ilgilendiren hemen hemen tüm fuarlara katılmaktayız. Öncelikle oralarda ihtiyaçları belirliyor; ona göre Ar-Ge ve Ür-Ge alışmalarımızı yönlendiriyoruz. Satış ile Ar-Ge ve Ür-Ge arasında verimli bir iletişim kanalı oluşturmuş durumdayız. Diğer taraftan TÜBİTAK desteklerinden faydalandığımız büyük kapsamlı Ar-Ge çalışmalarımız devam ediyor. Henüz çalışılmakta olan projeler olduğu için tabii ki detay veremiyorum.


Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere ne tür ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?

Firmamız, Türkiye genelinde, 30 ana bayi-dağıtımcı üzerinden, 300’ün üzerinde ürün çeşidini, 600’e yakın perakende noktasında dağıtıcılar ile birlikte toplam 7 bin noktaya ulaştırmaktadır. Türkiye ölçeğinde bu, oldukça önemli bir dağıtım ağıdır. Bu ağ dâhilinde yer alan tüm unsurlar bizim için önemlidir. Dolayısıyla biz firma olarak, gerek distribütörlerimizi gerekse ürünlerimizi nihai tüketicilere ulaştıran nalburların hepsini, iş ortağımız olarak görüyor, ailemizin bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Doğru kişilerle doğru noktada buluştuğunuz zaman, hak yemeden ‘kazan-kazandır’ modeliyle gittiğiniz zaman başarı da beraberinde geliyor. En önemlisi de bayiye kazandırmak… Bayiye kazandırdığınız zaman bu size başarı olarak dönüyor. Akçalı Boya’nın toplam üretiminin yüzde 15 civarını ihracat oluşturuyor. Türk Cumhuriyetleri, Ermenistan, Irak, Moldova ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer alıyor. Bu ülkelerin yanında, Afrika pazarına da açılmış bulunuyoruz. Afrika ülkelerinden Nijerya ve Somali’ye de ihracat yapmaya başladık. Ayrıca Rusya Federasyonu’nda da üretim tesisimiz bulunuyor. Bu tesiste, Rusya içi ve Rusya’ya yakın ülke pazarları için Permo markası ile üretim gerçekleştirmekteyiz. Akçalı Boya olarak, Avrupa’ya ihracat çalışmalarına hız vermiş bulunuyoruz. İsviçre ve Almanya’da bu konuda yaptığımız görüşmeler oldukça olumlu geçti. Avrupa pazarı için umutlu olduğumuzu söylemeliyim.

 

Ben, boya sektörü olarak ülkemizin Avrupa’dan daha ileri olduğunu düşünmekteyim. Çünkü Avrupa’daki boya tüketiminin büyük bir bölümünü nihai tüketiciler tüketmekte. Yani nihai tüketiciler olarak insanlar, Avrupa’da evlerini kendileri boyuyorlar. Bu sebeple, ülkemizle kıyaslandığında Avrupa’da çok daha fazla boya tüketimi gerçekleşmekte. İstatistikler de bunu destekler nitelikte. Kişi başına düşen ortalama boya tüketimine baktığımızda bu rakamın, Avrupa’da 20, Türkiye’de ise 11-12 kilo olduğunu görmekteyiz. Ancak, Türkiye’de ustalara ve profesyonellere yönelik üretim yaptığımız düşünüldüğünde, bizim ürünlerimizin çok daha kaliteli olması gerekiyor. Bu durum bize, Avrupa’da, büyük bir rekabet avantajı sağlamaktadır. İşte bu rekabet avantajını değerlendiren Akçalı Boya, Avrupa pazarına yönelmiş durumda.

 

Ayrıca kısa süre önce Romanya’da bir ofis açtık. Bu ofis boya işiyle direkt ilgili değil. Çin’in en büyük üreticilerinden ChTi’nin ürettiği ‘titanyum dioksit’ maddesinin distribütörlüğünü almış bulunuyoruz. Titanyum dioksit, sanayinin önemli hammaddelerinden biridir. Sanayide birçok ürüne ‘beyaz’ renk bu madde yoluyla veriliyor. Bilindiği üzere doğada ‘beyaz renk’ yok. Beyaz renk bu hammadde yoluyla sağlanıyor. Kağıdın beyazı da plastiğin beyazlatılması da hep bu madde sayesinde oluyor. Titanyum dioksit, boya sektöründe de hammadde olarak önemli oranda kullanılıyor. Türkiye’de titanyum dioksit üretilmiyor. Bu nedenle bu madde ithalatla karşılanıyor. Türkiye’de yaklaşık 300 milyon TL’lik bir pazarı var. Artan talebi görerek bu hammaddeyi Türkiye’ye getirip satmaya başladık. Romanya, Bulgaristan, Yunanistan gibi ülkelerin satış haklarının da Akçalı’da olduğunu belirtelim.

 

Akçalı Boya’nın çevre politikası ve sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında bilgi verebilir misiniz? İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Bizim zaten su bazlı ürünlerde uzmanlaşmamızın en büyük nedeni ürünlerimizin çevreci olmasıdır. Bu sebeple Akçalı Boya, su bazlı ürünlerde uzmanlaşmayı tercih etmiştir. Bu mantığın bir uzantısı olarak, çevre ve insan sağlığına daha duyarlı ürünler üzerine çalışmalara devam ediyoruz. Ayrıca Akçalı Boya olarak, dünya çapında söz sahibi bir şirket olma amacıyla entegre yönetim sistemi uygulamaktayız.


Gerçekleştirdiğimiz proses, ürün ve hizmetler konusunda; çevre, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevcut tüm yasa, yönetmelik ve mevzuatlara uyar, çevre, insan sağlığı ve çalışanlarımızın güvenliğine en uygun malzeme, teknoloji ve yöntemleri kullanırız. Faaliyetlerimiz esnasında çevresel etkileri dikkate alarak, atıkları azaltmayı, geri dönüşüm oranını arttırmayı, kirliliği kaynağında önlemeyi, doğal kaynakları ve enerjiyi verimli kullanmayı amaçlarız. Bu kapsamda, ürün kalitesi, çevre, iş sağlığı ve güvenliği konusunda başarıya ulaşmak için tüm çalışanlarımızı bilinçlendirecek eğitimleri vererek çalışanlarımızdaki farkındalığı artırıyoruz.

 

Bir sanayici olarak, ülkemizdeki hammadde, finansman ve lojistik imkanlarını değerlendirebilir misiniz? Mevcut durumu iyileştirmek, ülke sanayimizi geliştirmek için sizce neler yapılabilir?

Boya sektöründe kullanılan hammaddenin %60’ı ithal edilmekte ve bu durum üreticilere büyük bir yük getirmektedir. Nisan 2015 itibarı ile KKDF’nin kalkmasıyla beraber yurtdışından ithal ettiğimiz ürünlerde uzun vadeli mal alımı yapmaya başladık. Bu durum bize üretici firmaların kaynaklarını uzun vadeli kullanma imkanı sağlamaktadır. Böylece yurtdışını kendimize bir fonlama aracı olarak kullanabiliyoruz. Yalnız burada döviz kurunda uzun vadede yaşanacak olası dalgalanmalar risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor. Uzun süredir döviz kurunda bir dalgalanmanın olmaması sayesinde KKDF’nin kalkması bize bir avantaj olarak yansıdı. Finansman olarak özellikle ihracata yönelik Eximbank’ın vermiş olduğu düşük faizli krediler finansman konusunda rahatlamamızı sağlıyor ve son dönemde faizlerde çok büyük bir dalgalanma yok. Bu sebeple banka araçlarını kullanarak uzun vadeli borçlanmaya gidiyoruz ve finansman ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz. Fabrikamızın bulunduğu bölge limanlar bölgesi olduğu için yurtdışından ithal ettiğimiz ürünlerde lojistik sıkıntısı yaşamıyoruz. Türkiye içi dağıtımda da lojistik firmalarıyla çalışarak ihtiyacımızı karşılıyoruz.

 

Bildiğiniz gibi ben, aynı zamanda Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini yürütmekteyim.Derneğimizin görevleri çerçevesinde mevcut durumu iyileştirmek adına neler yapabiliriz noktasında çalışmalar yürütmekteyiz. Sektörün en büyük sıkıntısı olan ithal hammadde sorununu çözmek için bazı hammaddelerin Türkiye’de üretilebilir hale getirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Devletin sanayiye vermiş olduğu yatırım teşviklerinin arttırılması, yatırım kredilerinin uzun vadeye yayılması ve organize sanayi bölgelerinin yayılması konusunda yapılacak iyileştirmeler de ülke sanayimizi geliştirmek adına sektöre ivme kazandıracaktır.

 

Akçalı Boya’nın yatırım planları oluşturulurken hangi kriterlere öncelik veriliyor? Önümüzdeki dönemler için yatırım planlarınız var mı, varsa nelerdir?

Kısa vadeli büyüme hedefimiz Türk boya sektöründe ilk 3’te yer almak. Bu hedef doğrultusunda iki sene önce çalışmalara başladık. Yatırım stratejimizi de bu hedefe bağlı olarak şekillendiriyoruz. Yeni bir tesis yatırımı için arazi araştırmasına başladık. Anadolu Yakası’nda bir tesis kurmayı planlıyoruz. 15-20 bin metrekare arasında kapalı alanı olan, otomasyonu güçlü bir tesis kurmayı düşünüyoruz.


Arazi dahil ilk etapta 20-25 milyon dolarlık bir yatırım yapmayı planlıyoruz. Bu tesisi 2017 yılı sonuna kadar faaliyete geçirmek istiyoruz.