Polisan Holding CEO'su Erol Mizrahi ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Polisan Holding CEO'su Erol Mizrahi ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Polisan Holding CEO’su Erol Mizrahi ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 1954 Edirne doğumlu olan Erol Mizrahi, 1977 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Mizrahi 1976 yılından bu yana Bitlis Group bünyesinde çeşitli kademelerde görev aldıktan sonra 1998 yılının ikinci yarısından itibaren Grup Genel Koordinatörü ve Polisan Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Genel Müdürü, 2005 itibariyle de Polisan Holding CEO’su olarak görev yapıyor.


 


Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

Polisan geçmişim 40 yıla yaklaştı. Şirketin birçok alanında sorumluluk alarak farklı dallarda kendimi geliştirme fırsatı yakaladım. Hukuk eğitimi aldım. Firmanızın kuruluş süreci ve günümüze gelene kadar geçirdiği aşamalar hakkında bilgi verir misiniz? Üretim tesisleri, makine parkı ve istihdam edilen personel sayısı, bunların yanı sıra ciro, üretim hacmi gibi veriler de göz önüne alındığında firmanızın günümüzdeki yapısı nedir?


Tutkal ve Boya sektörlerinde yüksek bilinirliğe sahip olan "Polisan” markası, "Poli Vinil Asetat- PVA” ve "Sanayi” kelimelerinden doğmuştur. "Poli Vinil Asetat- PVA”, tutkalın kendisi aynı zamanda boyanın bağlayıcısı yani ana hammaddelerinden biridir. Polisan’ın tarihsel sanayicilik gelişimi, "Önce boyanın bağlayıcısını (tutkalı), sonra bu bağlayıcıdan en kaliteli boyaları üretti...” şeklinde özetlenebilir.


Bitlis Ailesinin 1920’li yıllarda tekstille başlayan ticari faaliyetleri 1956 yılında kumaş boyama ve dokuma entegre tesisleri olarak faaliyet gösteren Şark Mensucat’ın kuruluşuna kadar mağazacılık kimliğiyle devam etmiştir. Kimya Sanayi’ne girişi ise 1964 yılında emülsiyon reçineleri üretimi yapan Polisan Kimya’nın kuruluşu ile gerçekleşmiştir. 1985 yılında Polisan markası altında boya üretimi başlamış olup aradan geçen 29 yılda Türk boya sektörünün en büyük oyuncularından biri haline gelen Polisan Boya yıllık üretim kapasitesini 20 katı kadar arttırarak büyük aşama kaydetmiştir.


Firmanız başlıca hangi sektörlere, ne tür ürünler sağlıyor? Firmanızın ürün, marka ve hizmetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Yalıtım sektörüne yönelik yatırımlardan bahsedecek olursak yılın 2. yarısından itibaren bayi dağıtım kanalımız içinde satışa yönelik, şantiyelerde ihtiyaç duyulan ürünler konusunda yatırım yaparak temelden son kat boyaya kadar şantiyelerde var olma yolunda adım attık. Bu konu ile ilgili Polisan Yapı Kimyasalları şirketimiz ve tedarikçilerimiz ile çözüm ortaklığımız geliştirilerek, bu sektöre de yenilikler katmayı planlamaktayız. 2013 yılında, sadece boya ve yalıtım sektöründe değil, dünya sigortacılık sektöründe de bir ilke imza atarak "Polisan Yalıtım Kaskosu”nu lanse ettik. Böylece, her ne kadar geri dönüşü 3-5 yıl gibi kısa bir zaman alsa da, bina maliyetinin %1-3’ünü teşkil eden ve üstüne üstlük düşük kaliteli ucuz sistemlerin tercih edilmesi durumunda ilk maliyete yakın onarım ücretleri eklenince daha da yüksek bir maliyet oluşturan ısı yalıtım sistemleri seçiminde Polisan Boya kalitesini, kasko ile pekiştirerek müşterilerimizin hayatını kolaylaştırdık. Bu hizmetimizin zaman içinde rakiplerimiz tarafından takip edilmiş olması Polisan olarak haklı bir gurur yaşamamızı sağlamıştır.


2014 yılında ise Polisan olarak bir yenilik daha yaparak bayilerimiz kanalı ile yalıtım uygulaması yapan nihai tüketici ve apartman yönetimlerine Enerji Kimlik Belgesini (EKB) ücretsiz olarak vermeye başladık. Bu uygulamada tüm masraflar Polisan Boya A.Ş. tarafından karşılanmaktadır. Bu sene Polisan olarak renovasyon pazarına yönelik yapılacak bu çalışma ile verilecek 35.000 adet EKB belge sayımız ile, bu zamana kadar sektörde verilmiş olan EKB Belge sayısının %50’sine ulaşarak ciddi bir hizmet ayağımızı oluşturacağız. Bilindiği gibi 5 Aralık 2008 tarihinde yayınlanmış olan 27050 sayılı "Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği”ne göre tüm oturulan binaların 2017 yılına kadar EKB belgesi alması şart olmuştur.


Bu belge ile binalar, en iyi performans sınıfı "A” ve en kötü performans sınıfı "G” arasında sınıflandırılacaktır. A sınıfı binalar daha az enerji tüketeceğinden devlet tarafından özendirici avantajlar sağlanacaktır. Exelans Enerji ısı yalıtım paket sistemi kullanımı sayesinde binaların performansı yükselecektir.

 

İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında firma olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında geliştirdiğiniz projeleriniz var mı, varsa nelerdir?

Öncelikle firmamız Haziran 2014 tarihi itibariyle Ar-Ge Merkezi unvanını kazanmış bir firmadır, dolayısıyla İnovasyon ve Ar-Ge konularında çok yoğun çalışmalar içerisindedir. Özellikle; sürdürülebilirlik, çevre ve enerji gibi konularda projeler üretmektedir. Şu ana kadar TÜBİTAK tarafından desteklenmiş 5 projemizin 3’ü başarıyla bitirilmiş ve yeni ürünler olarak pazara sunulmuştur, 2’si ise halen devam etmektedir.

 

TÜBİTAK projeleri biten 2 ürünümüz için patent başvurusunda bulunulmuştur. Üniversite Sanayi işbirliği kapsamında Sanayi Bakanlığı tarafından kabul edilen, Fatih Üniversitesi, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve TÜBİTAK ile ortak çalıştığımız SANTEZ projemiz devam etmektedir, bu kapsamda Bor Akrilatlı yeni nesil Antifouling Boyaların geliştirilmesi konusunda çalışılmaktadır.

 

Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere ne tür ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?

Polisan Boya olarak yaklaşık 22 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. İhracat yaptığımız ülkeler dünyada geniş bir alana yayılmaktadır, önemli pazarlarımız arasında Orta Asya, Rusya, Orta Doğu, Balkanlar ve Afrika yer almaktadır. Polisan Boya olarak sahip olduğumuz geniş ve yenilikçi ürün yelpazemiz ile inşaat boyalarından mobilya boyalarına, deniz grubu boyalarından endüstriyel boyalara kadar birçok ürünle müşterilerimize hizmet vermekteyiz.

 

Firmanızın çevre politikası ve sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında bilgi verir misiniz? İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Şirketlerde sağlıklı bir sürdürülebilirlik uygulaması için, sürdürülebilirliğin üç ayağı olan ekonomik, sosyal ve çevresel parametreler şirketlerin tüm temel, stratejik ve operasyonel süreç ve karar alma mekanizmalarına dahil edilmelidir. Yıllarca "Kazan/Kazan” kuralından bahsettik. İster sosyal, ister ekonomik olsun bir ilişkinin her iki tarafı da karşılıklı kazanmıyorsa, ilişki sürdürülebilirlik yasasına uymaz.

 

Biz bu ilişkiyi kendi kurumumuzda şöyle tanımlıyoruz. Şirketlerimizin aktivitelerinden etkilenen veya şirketlerimizi etkileyen tüm ilgi sahiplerini (kişi veya kurum) paydaş olarak tanımladık. Paydaşlarımızı iç paydaşlar, dış paydaşlar ve değer zinciri olarak kategorize ettik. İç paydaşlar olarak çalışanlar ve hissedarlar, dış paydaşlar olarak yatırımcılar, toplum, düzenleyici kurumlar ve yerel otoriteler, değer zinciri olarak ise tedarikçiler ve müşterileri belirledik. Sorunların çözümü ve başarı için paydaşlar ile birlikte hareket etmeyi, gelen talep ve tepkileri iyi değerlendirebilmeyi ve bu sayede şirketlerimiz için olası riskleri minimize etmeyi ilke edindik. Polisan Holding olarak şirketlerimizde her yıl kurumsal karbon ayak izini hesaplayarak, bu sayede azaltım tedbirleri geliştireceğiz.

 

Uygulanan emisyon azaltım projelerinin verimliliğini de gözlemleme şansı bulacağız. Tüm su bazlı boyalarımızda Uçucu Organik Karbon (VOC) miktarlarımız AB direktiflerinde belirtilen oranlara indirilmiştir. Halen Ar-Ge çalışmalarımızla bağlayıcı bileşimlerinde iyileştirme çalışmaları yaparak VOC değerlerimizi daha aşağıya çekmeye çalışmaktayız. Aynı zamanda sürdürülebilir çevre ilkeleri doğrultusunda çalışmalara tüm hızıyla devam edeceğiz. Ürün Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi, Çevresel Ürün Bildirim Deklarasyonu gibi uluslararası standartlarla çalışmalara 2013 yılında başladık, YDD çalışması ile ürünün üretim ve kullanım aşamalarında kirliliğe sebep verebilecek, yüksek enerji ve hammadde gereksinimi olan süreçleri belirlemeye ve bunların etkilerini görmekte ve gerekli iyileştirmeleri yapmaktayız. Çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir üretim ilkesini çok önemsiyoruz. Bu yaklaşımının önemli bir parçası olan İklim Değişikliği tehdidi ile mücadele için çalışmalar başlatarak, "Kurumsal Karbon Ayakizini” yönetmeyi hedefliyoruz.