Şehre ve İşe Kısa Bir Mola

Şehre ve İşe Kısa Bir Mola

Toplantılar, satışlar, hedefler, projeler, seminerler, konferanslar derken yaşam hızlıca akıp gidiyor. İş yaşamının yoğunluğunda, şehrin kaotik ortamında farkında olmadan zamanı hızlıca tüketiyoruz. Şehir yaşamının kaosu bedenimizi ve ruhumuzu esir alırken, yaşamımızın bu akıcı döngüsünde, zamanı yönetmeden özgürce yaşadığımız anlara özlem duyuyoruz.

Yazın gelmesiyle birlikte zamanı özgürce kullandığımız anlara yıllık izinlerimizde çıktığımız tatillerle kavuşuyoruz. Bu kavuşma anları, yaşamımızın çok kıymetli bölümlerini oluşturuyor. Şehirden kaçıp çalışma hayatına mola vermek gerçekten ruhumuzu dinlendiriyor ve sükûnet içerisinde iç sesimizi dinlememizi sağlıyor. Beden yorgunluklarınızı dinlenerek geçirebilirsiniz ama; ruhunuz yorulduysa dinlenerek bu yorgunluğu atmanız pek mümkün olmuyor. Şehirle iletişimi kesip gitmek, doğanın huzuruna ve güzelliğine kucak açıp ruhumuza mutluluk aşılamak en iyi yol. Lakin betonlaşan şehirlerin, devasa gökdelenlerin, intizamsız trafiğin içinde rahat bir nefes almak çok zor!

İşinize kısa bir mola verdiğinizde, PCCI Dergisi Mayıs-Haziran sayımızı incelemenizi öneririm. Sektörden haberlerle birlikte, çok keyifli 2 röportajımızı beğenilerinize sunuyoruz. BASF Türk Kimya Yapı Kimyasalları Bölümü Türkiye Ülke Müdürü Emrah Ertin ile İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında yapılan çalışmalar ve yurt içi yurt dışı satış faaliyetleri hakkında konuştuk. Yapıchem Genel Müdürü Fatih Arıcan ile; ürün grupları, faaliyette olduğu sektörler, çevre politikası ve sürdürebilirlik hakkında gerçekleştirdiğimiz röportajımızı okuyacaksınız.

Bu sayımızda,"Erken Dönem Osmanlı Mimarisi ve Topkapı Sarayı” başlıklı yazımızı beğenilerinize sunuyoruz. Geçmişin izlerini taşıyan bu güzel ve nadide eserlerin dokusunu, yapısını ve mimari oluşum sürecini siz okurlarımızla her sayıda paylaşacağız. Bulunduğumuz coğrafyanın ve kültürel farklılıklarımızın mimari yapılarda hayat bulması, tarihi yapılarımızın ayrıcalıklı olmasını sağlıyor. Elbette; değer biçilemez tarihi eserlerimizi gelecek nesillere düzgün bir şekilde bırakabilmek en büyük gayemiz. Sanata verdiğimiz önem doğrultusunda gelişimi sürekli kılabiliriz. Sanatsız bir toplumda büyüyen, kendi kültürel değerlerinden bihaber nesiller her zaman durağan bir hayatın içinden sessizce geçip giderler. Geleceğe iz bırakmak, güzel hatırlanmak için kültürel mirasımıza sahip çıkmalıyız.

Huzurlu ve keyifli bir tatil geçirmeniz dileğiyle,

Sevgiyle kalın.

Serap Kaptan