Yapıchem Genel Müdürü Fatih Arıcan ile Röportaj

Yapıchem Genel Müdürü Fatih Arıcan ile Röportaj


Yapı kimyasalları alanında faaliyet gösteren Yapıchem, yenilikçi ve rekabetçi vizyonuyla dikkat çekiyor. Gerçekleştirdiğimiz söyleşide Yapıchem Genel Müdürü Fatih Arıcan, firmanın tarihçesi ve günümüzdeki yapısı hakkında bilgi verdi.

 

Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden 1980 yılında lisans ve 1983 yılında lisansüstü derecesi aldım. Bunların yanı sıra Marmara Üniversitesi’nden İşletme Yüksek Lisans eğitimim var.

Petrokimya tesislerinde proje mühendisi olarak başladığım kariyerime yerli ve yabancı şirketlerde üst kademe yöneticilik pozisyonlarında çalışarak devam ettim. Bunlardan biri olarak da özellikle yapı kimyasallarını Türkiye’ye ilk getiren ve tanıtan firmada 10 yıllık tasarım, üretim, fabrika ve üst kademe yöneticilik deneyimim sayılabilir. 2007 yılında profesyonel çalışma hayatımı sonlandırıp Arsan Kimya şirketini kurarak yapı kimyasalları sektörüne ihtiyacı olan hammadde ve yarı mamül ürünleri tedarik ettik. 2011 yılında ise Yapıchem Kimya Sanayi A.Ş. şirketimizi kurarak yapı kimyasalları üretimi ve satışına başladık.

 

Yapıchem’in kuruluş süreci ve günümüze gelene kadar geçirdiği aşamalar hakkında bilgi verebilir misiniz? Üretim tesisleri, makine parkı ve istihdam edilen personel sayısı, bunların yanı sıra ciro, üretim hacmi gibi veriler de göz önüne alındığında firmanızın günümüzdeki yapısı nedir?

 

Yapıchem Kimya Sanayi A.Ş. 2011 yılında Tuzla Kimya Organize Sanayi Bölgesi’nde kuruldu. Amacımız hem ürün know-how birikimimizi hem de hammaddelerde sağladığımız üstünlüğümüzü müşterilerimizin hizmetine daha uygun şartlarda sunabilmekti. Pazardan da beklediğimiz üzerinde olumlu reaksiyon aldığımızı düşünüyoruz. Satış hacmimiz her sene pazardaki gelişimin çok üstünde büyüme gösterdi. Bunda en büyük etken, Yapıchem olarak, dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, müşterilerine, piyasa koşullarına göre, teknik ve ekonomik çözümler üreterek en kısa sürede sunabilen, yaratıcı ve %100 yerli bir firma olmamızdır. Ayrıca, firmamızda çeşitli teknik disiplinlerden profesyonellerin bulunması, müşteriye doğru ve hızlı çözümde bize avantaj sağlamaktadır. Satış hacmindeki büyümeye ve coğrafi çeşitliliğe paralel olarak üretim tesisi sayımızı da arttırdık. Kuruluşumuzdan hemen 8 ay sonra Gaziantep fabrikamızı faaliyete geçirdik. Bu tesisimiz doğu ve güneydoğu bölgesine hizmet vermektedir, bununla birlikte aynı zamanda Irak ihracatlarımızı da buradan gerçekleştiriyoruz. Şu anda iki fabrikada yıllık 200 bin ton katkı üretme kapasitemiz var.

 

10 kişilik çekirdek bir kadro ile başladığımız yolculuğumuz şu anda 45 kişi ile devam ediyor. İstihdam yaratmayı seven ve bu konuda yapılan katkıyı da bu ülkeye yapılan en büyük hizmetlerden biri olarak gören bir şirket olarak, yeni ürün grupları ve yeni coğrafyalarla bu sayının da artmaya devam edeceğini düşünüyor ve umut ediyoruz.

 

Yapıchem başlıca hangi sektörlere, ne tür ürünler sağlıyor? Firmanızın ürün, marka ve hizmetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Ürün çeşitliliğimizi de süreç içinde büyük bir hızla geliştirdik. Ağırlıklı olarak beton katkıları ile başladığımız üretim ve satışlarımızı, hemen bir yıl içinde çimento katkıları ile çeşitlendirdik. Şu anda bu segmentte de ciddi bir etkinliğe ve pazara sahibiz. Arstep ve Degaset markalarımız beton katkıları ürün grubumuzu oluşturuyor ve pazar payı olarak Türkiye’deki ilk 5 firma arasında olduğumuzu söyleyebilirim. Ayrıca Arset adlı özel beton katkıları ve tamamlayıcı ürünler grubuna da sahibiz. Öğütme kolaylaştırıcı, mukavemet arttırıcı, pack set önleyici çimento katkılarındaki markamız Arcem ve bu ürün grubunda da Türkiye’nin belli başlı çimento fabrikaları ile çalışma imkânı buluyoruz. Bu arada Yapıchem olarak son hamlemizi, 2014 yılında, kuruluşumuzdan sadece 3 yıl sonra diğer yapı kimyasalları pazarına girerek yaptık. Onarım ve güçlendirme, su yalıtımı ve zemin sistemleri olarak yapılandırdığımız Yapıfine ürün grubumuz ile yapı kimyasalları pazarının bütününe hitap edebilen, ürün yelpazesini tamamlamış bir firma haline geldik.

 

İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında Yapıchem olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında geliştirdiğiniz projeleriniz var mı, varsa nelerdir?

Konumlandırmasını, inşaat sektörünün yapı kimyasalları ihtiyacını kaliteli, terzi işi çözümler sunarak karşılamak ve bunu en ekonomik şekilde yapmak olarak belirlemiş bir firma için inovasyon ve Ar-Ge kaçınılmaz olarak tüm süreçlerin ve karar alma mekanizmalarımız merkezinde yer alıyor. Hem beton hem de çimento katkıları ile ilgili önemli Ar-Ge faaliyetleri yürütüyoruz. Bu alanda TÜBİTAK ile ortak projeler yürütüyoruz. Üniversite-sanayi işbirliğinin özellikle kimya sektörü gibi Ar-Ge’den, süreç ve yönetim modellerine kadar pek çok gelişim aksı olan sektörler için çok faydalı olduğuna inanıyoruz. Bir şekilde akademik gelişmelerin, ekonomik faaliyete entegre edilmesi ve sanayide yaratılan katma değeri arttıracak bir çarpan olarak kullanılması şart. Üniversitelerimizin de bu süreçte mutlak surette yer alması gerekiyor. Biz Yapıchem olarak önümüzdeki yıllarda bu tür ortak projelerin ve arayışların daha fazla içinde olacağız.

 

Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere ne tür ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?

Tuzla Kimyacılar Organize ve Gaziantep fabrikalarımız ve yüksek üretim kabiliyetimiz ile Türkiye’nin tamamına hizmet veriyoruz. İhracatta ise hızla büyüyoruz. Özellikle Irak, Gürcistan, Mısır, Libya, Rusya, Bulgaristan, Makedonya gibi birçok ülkeye ihracat yapmaktayız.

 

Yapıchem’in çevre politikası ve sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında bilgi verebilir misiniz? İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Sürdürülebilirliği, son yılların gündemdeki moda bir konusu olduğu için değil, kökleri ve gücünü bu topraklardan alan, yine geleceğini de bu topraklarda gören bir Türk sanayicisi olarak çok ciddiye alıyoruz. Kalite, çevre ve iş sağlığı ve güvenliğini entegre bir şekilde ve yönetim sistemleri anlayışı ile yönetmek arzusundayız. Bu konudaki çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.

 

Ancak sürdürülebilirliği sadece yapılan işlerin ve süreçlerin çevresel etkisine indirgemek, bu konuda önlemler almak son derece dar ve sığ yaklaşım. Süratle bu tuzaktan kurtulmak gerekiyor. Tüm paydaşlar için değer yaratmak, toplum ve çevre için kapsamlı adımlar atmak ancak sürdürülebilir bir geleceği sağlayacaktır. Biz bu sebeple, inovasyon ve Ar- Ge süreçlerimize, istihdam ve büyüme gibi hedeflerimize de büyük önem atfediyoruz.

 

Yapıchem’in yatırım planları oluşturulurken hangi kriterlere öncelik veriliyor? Önümüzdeki dönemler için yatırım planlarınız var mı, varsa nelerdir?

Kriterimiz tek. Kısa vadedeki sağlıklı bir mali yapı ve kapsamlı bir risk yönetimi anlayışı içinde uzun vadede değer yaratmak. O nedenle günü çok dikkatli değerlendirip, hızlı karar alıp, genel ekonominin ve sektörün değişimlerine ayak uydurma çabası içindeyiz. Bunun yanında kapsamlı bir şekilde hazırlanmış stratejik planımızın gerektirdiği yatırımları gerçekleştirmeye çalışıyoruz. 2015 itibariyle geldiğimiz noktada önemli yatırım planlarımız var. Öncelikle, Gaziantep’teki fabrikamızı taşıyıp, daha modern ve iş süreçlerinin gelişen ihtiyaçlara cevap verebileceği bir yapı kurduk. Yurtiçindeki gelişmelerin yanında, yurtdışında gelecek vadeden ülkelerde yapmayı planladığımız joint venturelar için de temaslarımız devam ediyor.