Boyatürk

03 Eylül 2010 Cuma
Ana Sayfa Dekorasyon Boya ve Dekorasyona Farklı Bir Bakış

Boya ve Dekorasyona Farklı Bir Bakış

e-Posta Yazdır PDF

Günümüzde boya en parlak dönemindedir” diyebiliriz. Çünkü renkler artık dekorasyonun en belirgin ve birincil bileşeni olmuştur. Dekorasyonda sanat akımlarının belirgin izleri yavaş yavaş kaybolmaya başlarken, bunun yerini bir grup tasarımcının dönemsel çalışmaları, diğer bir ifade ile yarattığı trend’ler almaktadır.
Boya ve/ya badana yapmak başlangıçta çevre ve insan sağlığı için baş göstermiş bir ihtiyaçtan kaynaklanıyordu. Zaman içinde, özellikle bölgeler ve ülkeler arasında ticaretin yoğunlaşması sonucunda geniş bir tüccar sınıfı doğdu. Bunun sonucunda Rönesans döneminde nasıl sanat ve bilimin gelişmesi söz konusu olduysa, bir de burjuva yaşam kültürünün oluşması süreci yaşanmıştır. Artan zengilik toplumun yaşam ve tüketim kalıplarını değiştirirken, evler yavaş yavaş sadece gecelenen sıradan mekanlar olmaktan çıkmıştır. Sanat eserlerinin zengin tüccar ve asillerin evlerini süslediği dönem, “ev estetiği”nin oluşmaya başladığı bir dönem olmuştur. Bir çok sanat akımının (Rönesans, Gotik, Barok vb.) en göz alıcı örneklerinin mimari alanında olmasına radecoğmen, dekorasyon olgusunun gelişmesi ve toplum tabanına yayılması için 20. yy’ı beklemek gerekmiştir.

Zaten erken 19.yy’da henüz sanayi devrimi yaşanmamış olduğundan, ne yüksek bir nüfus artışı –dolayısıyla konut ihtiyacı- söz konusudur, ne de bilimsel gelişmelerin etkileri boya(ma)ya yansımıştır.
Yirminci yüzyıl bir çok açıdan farklı ve öncü fikirlerin doğduğu “hızlı” bir yüzyıl olmuştur. Edebiyatta, plastik sanatlar ve felsefede yeni akımların ortaya çıkması bir yana, fotoğraf ve sinema gibi yeni (görsel) sanat dallarının oluşması insanların dünyayı algılayışlarında ciddi dönüşümler yaşanmasına neden olmuştur. Burada iki farklı etkenden söz edebiliriz: Birincisi, kitle iletişimi konunda yeni bir çığır açan sinema, radyo ve televizyon, toplumsal değişimi hızlandıran, kitlelerin tüketim kalıplarını belirleyen etmenler olmuşlardır. İkinci olarak, insan yığınları artan toplumsal refah ve yaygınlaşan sanat sayesinde günlük hayatlarını daha estetize kılmak kaygısında olmuşlardır.
Dekorasyon elbette sanat değildir. Ancak kaynağı sanattır. Sanatsal bir dünya algılayışından doğar. Dekorasyonda onlarca akımın söz konusu olduğu günümüz dünyasında, her şey gibi bu alanda da bir karmaşa yaşanmaktadır. Tüketimin öznesi insan, bu alanda kalıplardan çıkamamakta, özgün bir anlayışın yansımalarını “kendi dekorasyonu” kılamamaktadır. İnsanı yığın içinde bireyselliğini kazanamadığı, zamanını idare edemediği ölçüde hazır kalıpların tüketimine yönelmektedir.
Bunun yanında “Günümüzde boya en parlak dönemindedir” diyebiliriz. Çünkü renkler artık dekorasyonun en belirgin ve birincil bileşeni olmuştur. Dekorasyonda sanat akımlarının belirgin izleri yavaş yavaş kaybolmaya başlarken, bunun yerini bir grup tasarımcının dönemsel çalışmaları, diğer bir ifade ile yarattığı trend’ler almaktadır. Sanattan popüler sanata, oradan da trendy bir dünyaya geçişimizdir bu..
Tam da bu noktada, ünlü sanat akımlarından esinlenen dekorasyon tarzlarını hatırlamakta fayda vardır. Belki “trendy” olandan ziyade, sanatsal olana doğru bilişsel veya nostaljik bir hareket doğar!

Bana Dekorasyon Tarzını Söyle Sana Boyanı Söyleyeyim!


Art Deko
Aerodinamik ve geometrik tarz ilk olarak 1920 ve 30´larda popülerlik kazandı. Bu tarzın temel özellikleri; keskin yerine yuvarlatılmış köşeler, keskin dikey çizgilerdir. Dekonun çıkış noktaları da oldukça çeşitlidir: Kübist tablolar, Kızılderili sanatı, modern makine ve uçak dizaynı gibi. Bu tarzın genellikle kullandığı materyaller de egzotik ağaçlar, plastik laminat, krom ve çelik.

Art Nouveau

1800´lerin sonuna doğru Fransa ve Avrupa´da ortaya çıkmış bir tarzdır. Kullanılan çizgiler çok süslüdür. Doğa; özellikle de çiçekler, yapraklar, kuşlar ve böcekler bu tarzın ilham kaynağıdır. Bu motifler genellikle asimetriktir. Aynı zamanda uçuşan uzun saçlı, uzun giysili kadınlar da bu tarzın tipik göstergeleridir. Ressam Toulouse-Lautrec ve Erte, mücevher tasarımcısı Rene lalique, mimar Charles R. Macintosh ve cam tasarımsıcı Louis C. Tiffany bu tarzın başlıca temsilcileridir.

Arts-n-Crafts

Mission olarak da anılan bu tarz 1800´lerin sonlarından 1920´lere kadar devam etti. Genellikle basit, açık çizgiler, diktörtgen, çoğunlukla büyük şekiller ve görünen eklemler bu tarzın özelliklerindendir. Arts-n-Crafts, makine teknolojisiyle el işini birleştiren ilk stildir. Bu tarzın temsilcileri; Stickley, Roycroft, Limbert ve Frank Lloyd Wright´tır.

Asya stili
Zen veya Uzakdoğu olarak da bilinen Asya stilinde anahtar kelimeler; düzen, denge, huzur ve sadeliktir. Dokuma, nötr renkler ve evin bir tapınak olarak görüldüğü anlayış bu tarzın yapı taşlarıdır. Bu tarzı tanımlayan en kısa cümle: "Az daha çoktur."

Bauhaus
1920 ve 1930´larda bir Alman tasarım okulu daha sonraki yıllarda "Modern" olarak anılacak tarzın öncüsü oldu. Günümüzün "Tasarım işlevselliğin ardından gelir." felsefesine dayanarak, Bauhaus tarzı oldukça sade ve aydınlıktı. Kullanılan materyaller; çelik borular, kontplak, deri ve plastiktir. Renkler çoğunlukla siyah, beyaz, kahverengi ve griyle sınırlıdır. Bu tarzı izleyen ünlü tasarımcılar; Mies van der Rohe, Marcel Bruer, Charles ve Ray Eames, Alvar Alto ve Aero Saarinen.

Beidermeier
Bu tarz 1900´lerin başında Almanya´da ortaya çıkmıştır. Klasik, sade çizgisi ve kullanılan hafif ağaçlarla tanınır. Bu tarzın klasik, grafikleri andıran çizgileri diğer stillerle kolaylıkla birleşmesini sağlar.

Bohem
Son derece artistik ve geleneklerden uzak bir tarzdır. Desenler çokça kullanılır ve genellikle birbiriyle uyumsuzdur. Boncuk gene çok kullanılan bir ögedir ve Avrupa etkileri rahatlıkla gözlemlenebilir. Bohem tarzı, farklı dönem ve bu dönemlerin stillerini sanatsal ve zeki bir şekilde birbiriyle harmanlamaktır.

British Colonial (İngiliz Koloni tarzı)
Zerafeti İngiliz Koloni tarzının popülerlik kazanmasında en büyük etkendir. Kullanılan ahşap genellikle koyu renktir ama verdiği duygu açık ve havadardır. Çünkü açık alan bırakır, ince kumaşlar kullanılır ve duvarlar açık renge boyanır. Mobilyalar oymalı ve çoğu zaman masiftir; ama bunun dışında kalanlar genelde sade ve hafiftir. Bu tarzın uygulandığı yerlerde, yumuşak renkli tropik aksesuarlara da sıkça rastlayabilirsiniz.

Chippendale
Adını Thomas Chippendale´den alan bu tarz, 1800´lerin sonlarında ortaya çıkmış olan şık ve resmi bir tarzdır. Süslemedeki detaylar ve oymalar dikkati çeker. Bu türü diğerleriyle birlikte kullanırken dikkatli olun.

Colonial (Koloni tarzı)
Resmi ya da gayriresmi, sade ya da detaylı, Koloni tarzı denilince bahsedilen 1700´lerde Amerika´da Koloni periyodunda kullanılan mobilyalardır. Çamdan mauna kadar pek çok ağaç kullanılmıştır.

Çağdaş
20. yüzyılın ikinci yarısında gelişen bu tarzda, yuvarlak yumuşak hatlar ve düz, yumuşak yüzeyler kullanılır.

Country  Industrial (Kırsal - Endüstriyel)
Bu tarz, düz ve parlak endüstriyel yüzeylerle rustik ya da ilkel kır tarzlarının karşıtlığından ortaya çıkar.

Eklektik
Farklı kaynak, tarz ve dönemlerden parçaların birleşmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu tarzı uygularken bilmeniz gereken püf noktalar; kullanacağınız tarz sayısını 2 ya 3´le sınırlamak ya da renk, dokuma gibi ortak bir tema bularak kullanacağınız materyaller arası bağlantı kurmaktır.

English Country (İngiliz kır tarzı)
Şık ama aynı zamanda da sıcak bir tarzdır. Yeni ve eskiyi bir araya getirir. Kumaş ama özellikle de basma çok kullanılır. Mobilyalar rahat ve fazla doldurulmuştur. Aksesuarları -kitaplar, mumlar, çiçekler, lambalar ve her türlü ıvır zıvır- her yerde görebilirsiniz.

Empire (İmparatorluk tarzı)
19. yüzyılın ilk dönemlerinde Fransa´da ortaya çıkmıştır. Düz ve yuvarlak hatlar, ağır ve anıtsal eşyalar bu tarzın başlıca özellikleridir. Ayrıca Neoklasik dönemine de girer.

Bit Pazarı tarzı
Tamamen kişisel bir tarz oluşturmak istiyorsanız, Bit Pazarı size göre. Bit pazarlarında satılan binbir türlü eşyayı toplayarak, farklı tarz ve dönemlerin eşyalarını karştırıp kendi tarzınızı oluşturabilirsiniz. Hatta yeni eşyalarla eskileri de karıştırabilirsiniz ama eskilerin baskın olması gerekir. Tabii bunu yaparken de kendi zevkinizi ortaya koymanız gerekiyor.

French country (Fransız kır tarzı)
İncecik beyaz perdeler, eski bir dolap, meşe ya da çamdan yapılmış çiftlik evi tarzında bir masa düşleyin. Buna birbirinden farklı, boyalı sandalyeleri ve pencere eşiğinde büyüyen otları ekleyin. İşte bu Fransız kır tarzıdır. Tabii iyi yemek ve içki ve rustik rahatlığı da göz önünde bulundurun. Yemek yenen mekanlar anahtar bölgeler. Renkler, mavi, toprak rengi gibi doğal renkler. Yüzeyler de gene taş, ahşap, kil gibi doğal materyallerle yapılıyor.

Global
Yabancı ve egzotik yerlerden alınan etkiyle ortaya çıkan karışımın ürünü olan bir tarzdır. Afrika, Polinezya, Hindistan ve Asya´dan pek çok eşyayı bu tarzın kullanıldı dekorasyonlarda görebilirsiniz. Global tarzlar genellikle, yerli halkın yaptığı sanatı , hayvan derilerini gibi materyalleri içerir. Kuzey Afrika, Tibet ve Türkiye´nin bu tarzdaki popülerliği son günlerde iyice artmıştır.

Endüstriyel
Endüstri Devrimi´yle ortaya çıkmıştır. Genellikle, krom, paslanmaz çelik gibi metaller kullanılır. Yüzeyler ya mat ya da cilalıdır. Bu malzemeler, 1900´lerin başlarında ve ortalarında, özellikle fabrika ve ofislerde kullanılmıştır. En çok kullanılan eşyalar, masa, tabure, sandalyedir. Bu stil genellikle yalnız başına kullanmak için fazla soğuk bir tarzdır.

Memphis
Bu tarz, mantıksız, renkli ve genellikle zevksiz olarak nitelenen bir tarzdır. Renk çarpışmaları, oransızlık, sert açı ve kenarlar bu stile özgüdür. Gene de bu tarzın heyecan verici ve eğlendirici olduğu kesin. Sanki "tasarımı fazla önemsemeyin."der gibi bir ifadesi var.

Mid-Century Modern (Yüzyıl ortası modern tarz)
Yüzyıl ortası modern tarz, 1940´tan 1960´lara kadar olan dönemi yansıtan popüler bir terim. Sade hatlar, açık renkli perdahlar, ya aerodinamik ya da hiç bulunmayan süsleme bu tarzın özelliklerinden. İşlevsellik çok büyük önem taşıyor. Bu tarzın başlıca imalatçıları: Heywood-Wakefield and Knoll. Ve başlıca tasarımcılar: Charles and Ray Eames, Aero Saarinen, and Russel Wright.

Minimal
Her şeyin birbiriyle koordinasyon içinde olduğu, açık, toplu, az eşya kullanılan bir tarzdır. "Mükemmellik" bu tarz için anahtar kelimedir. Kullanılan renkler nötr ve siyah-beyazdır.

Mission
Mission olarak da anılan bu tarz 1800´lerin sonlarından 1920´lere kadar devam etti. Genellikle basit, açık çizgiler, diktörtgen, çoğunlukla büyük şekiller ve görünen eklemler bu tarzın özelliklerindendir. Arts-n-Crafts, makine teknolojisiyle el işini birleştiren ilk stildir. Bu tarzın temsilcileri; Stickley, Roycroft, Limbert ve Frank Lloyd Wright´tır.

Modern
Bu tarzın çıkış noktası Bauhaus´dur ve birbirlerine çok yakındırlar. Süssüz, sade ve işlevsel bir tarzıdr. Tasarımda modern terimi kafa karıştırabilir; çünkü hem bu tarzı anlatan bir iafe hem de geleneseli anlatan bir tanımdır.

Neoklasik
Neoklasik tarz Yunan ve Roma formlarında çıkmış ve 1700´lerin sonundan 1800´lerin ortalarına kadar popüler bir tarz olarak kullanılmıştır. Mobilyalar hafif ve zariftir. Doğrusal çizgiler kullanılmıştır. Empire ve Beidermeier tarzlarına yakındır.

Primitive (İlkel)
Bu tarzın anahtar kelimeleri doğal ve sadedir. Bu tarz eşyalar, ya kendi kendini yetiştiren sanatçılar yaparlar ya da gereklilik nedeniyle el işi olarak üretilirler. İyi kalite bir dokuma her zaman önem taşır. Çağdaş tarzlarla iyi uyum sağlar ve parlak yumuşak yüzeylerde iyi bir kontrast sağlar. Kırsal / Endüstriyel tarzda kullanılan eşyaların çoğu İlkel görüntülüdür.

Rokoko
18. yüzyılın başlarında Fransa´da ortaya çıkmıştır. Oldukça süslü ve karışık bir görüntüsü vardır. Kavisli uzaysal şekiller ve ahşap oymalar tipik özellikleri arasındadır.

Rustik
Genellikle kırsal bölgelerde uygulanır. Dağ ya da çiflik evlerini anımsatan bir duygu verir. Amerikan ceviz ağacından yapılma mobilya, geyik boynuzu tarzında avize ver puf koltuklar bu stilin tipik eşyalarıdır.

İskandinav
İskandinav mobilyasında uygulanan pek çok tarz vardır ama bunların çoğu sade, hafif ve süslemeden yoksunluk özellikleriyle göze çarpar. Renkler açık ve oranlar tatmin edicidir. Açık renk ağaç kullanımı ve boyanmış perdahlar tipiktir. İskandinav dekorasyon tarzının diğer tarzlarla olan karışımı genellikle iyi olur.

Shaker
Tam bir kır tarzıdır. Sade ama güzel çizgileriyle 1700 ve 1800´lerde varlık gösteren bir Amerikan din tarikatından doğmuştur.

Güneybatı tarzı
Özellikle ABD´nin güneybatısında uygulanan bir tarzdır. Santa Fe, Meksika ve Kızılderili tarzlarını içerir. Başlıca özellikleri; toprak-çöl renkleri, toprak çömlekler ve ağır urstik ahşap mobilyalardır.

Geleneksel
Pek çok stili bünyesinden barındıran bu tarz, tarihle hep bir bağlantı kurar. Koloni, Chippendale, Kraliçe Anne ve Erken Amerikan tarzları bu başlık altında toplanır.

Viktorya
En temel özelliği ağır süslemleridir. 1840 ve 1900 yılları arasında popülerlik sağlamıştır. Adına Kraliçe Victoria´dan alan bu tarzın mobilyaları, genellikle ağır, karanlık ve oymalıdır. Bu tarzı daha modern tarzlarla karıştırarak hoş bir görünüm elde edebilirsiniz.



Cumhur YOLAÇAN
Yük  Mimar - Sosyolog

 
Hangi alanda çalışmaktasınız?